Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 2015/18796 E. sayılı kararında, mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunun 'Yargıtay denetimine elverişli olmadığı' gerekçesiyle bozulmasının sebebi nedir? Bir bilirkişi raporunun denetime elverişli olması için hangi nitelikleri taşıması gerekir?
Cevap: Bir bilirkişi raporunun, Yargıtay tarafından 'denetime elverişli olmadığı' gerekçesiyle eleştirilmesi, raporun hukuki ve teknik olarak yetersiz olduğu, mahkemenin ve üst mahkemenin karara nasıl ulaşıldığını anlamasına ve denetlemesine imkan vermediği anlamına gelir. Yargıtay'ın anılan kararında raporun bu nedenle bozulmasının sebebi, raporun yeterince *açık, anlaşılır ve gerekçeli* olmamasıdır. Bir bilirkişi raporunun denetime elverişli olması için şu nitelikleri taşıması gerekir: 1. **Gerekçeli Olma:** Bilirkişi, ulaştığı sonucu hangi bilimsel veya teknik verilere, hangi metodolojiye ve hangi hesaplamalara dayanarak bulduğunu adım adım ve ayrıntılı bir şekilde açıklamalıdır. Sadece bir sonuç bildirmek (örneğin, 'taşınmazın değeri X TL'dir' demek) yeterli değildir. 2. **Açık ve Anlaşılır Olma:** Rapor, hukuki ve teknik terimlere boğulmadan, tarafların ve hakimin anlayabileceği net bir dille yazılmalıdır. Varsa teknik terimler açıklanmalıdır. 3. **Somut Verilere Dayanma:** Değerleme raporlarında, emsal alınan taşınmazların özellikleri, konumları, satış tarihleri ve fiyatları gibi somut veriler raporda yer almalı ve bu emsallerle dava konusu taşınmaz arasındaki karşılaştırma yapılmalıdır. 4. **Tarafların İtirazlarını Karşılama:** Eğer tarafların rapora itirazları varsa, ek raporda bu itirazların neden kabul edilip edilmediği gerekçeleriyle açıklanmalıdır. Özetle, denetime elverişli bir rapor, Yargıtay'ın, ilk derece mahkemesinin o rapora dayanarak verdiği kararın hukuka ve dosya içeriğine uygun olup olmadığını sadece rapora bakarak anlayabilmesine olanak tanıyan rapordur. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-269-bilirkisilik-gorevinin-kapsami.html)