Bir suç örgütü davasında, sanıkların 'suç işleme iradelerinde devamlılık' ve 'aralarında hiyerarşik ilişki' bulunduğuna dair delil olmadan, sadece telefon konuşmalarına dayanılarak TCK m. 220'den mahkumiyet kararı verilmesi, Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2013/1077 sayılı kararına göre neden hukuka aykırıdır?
Cevap: Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin anılan kararına göre, bu şekilde bir mahkumiyet kararı verilmesi iki temel nedenle hukuka aykırıdır: 1. **Örgütün Unsurlarının Oluşmaması:** TCK m. 220'de tanımlanan suç örgütünün varlığı için, sanıkların sayısının yeterli olması tek başına bir anlam ifade etmez. Yargıtay'ın istikrarlı içtihatlarına göre, örgütün en temel ayırt edici unsurları olan *'suç işleme iradesinde devamlılık (süreklilik)'* ve *'üyeler arasında gevşek de olsa hiyerarşik bir bağın bulunması'* unsurlarının da somut delillerle ispatlanması gerekir. Eğer dosyada, sanıkların sadece belirli bir suç için bir araya geldiğini gösteren deliller varsa ve bu birlikteliğin geleceğe yönelik, sürekli bir suç işleme kastı taşıdığına ve bir emir-komuta ilişkisi içerdiğine dair kanıt yoksa, ortada bir 'örgüt' değil, sadece 'suça iştirak' vardır. Kararda da, bu unsurların varlığına ilişkin delil olmadığı vurgulanmıştır. 2. **Hukuka Aykırı Delile Dayanılması:** Kararın ikinci ve daha önemli nedeni, mahkumiyetin dayandığı telefon konuşmalarının 'hukuka aykırı delil' niteliğinde olmasıdır. Olayda dinleme kararı, 'uyuşturucu madde ticareti yapma' suçu için alınmıştır. Bu dinlemelerden elde edilen deliller, o tarihte CMK m. 135 katalogunda yer almayan 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma' suçunun ispatı için kullanılamaz. Ayrıca, 'örgüte üye olma' suçu için zaten dinleme yasağı (CMK m. 135/6) bulunmaktadır. Dolayısıyla, mahkumiyetin dayandığı yegane delil olan telefon konuşmaları, örgüt suçu açısından hukuka aykırı olduğu için, bu delillere dayanılarak hüküm kurulamaz. Bu iki neden birleştiğinde, Yargıtay sanıkların örgüt suçundan beraat etmesi gerektiğine karar vermiştir. (Kaynak: avmehmetgenc.com/orgut-kurma-sucu-ve-cezasi)