Bir avukatın müdafiliğini yaptığı bir dosyada tanıklık yapmasının, 'savunma hakkının kutsallığı' ve 'silahların eşitliği' ilkeleri açısından yaratabileceği potansiyel sorunlar nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #192788

Cevap: Bir avukatın müdafiliğini yaptığı dosyada tanıklık yapması, her ne kadar yasal bir yasak olmasa da, 'savunma hakkının kutsallığı' ve 'silahların eşitliği' ilkeleri açısından ciddi potansiyel sorunlar yaratabilir: 1. **Savunma Hakkının Kutsallığı ve Güven İlişkisinin Zedelenmesi:** Savunma hakkı, şüpheli/sanık ile müdafii arasında mutlak bir güven ilişkisi üzerine kuruludur. Sanık, en mahrem bilgilerini, aleyhine olabilecek hususları dahi müdafiine açar. Müdafiinin, bu süreçte edindiği izlenimleri veya bilgileri (sır kapsamı dışında kalsa bile) tanık kürsüsünde açıklama ihtimali, bu güven ilişkisini temelden sarsar. Sanık, müdafiinin her an aleyhine dönebilecek bir tanık olabileceği endişesiyle, savunması için gerekli bilgileri vermekten çekinebilir. Bu durum, savunma hakkının etkin bir şekilde kullanılmasını engeller. 2. **Silahların Eşitliği İlkesinin İhlali:** 'Silahların eşitliği' ilkesi, iddia makamı (savcılık) ile savunma makamının yargılama sürecinde usuli haklar ve imkanlar açısından eşit konumda olmasını gerektirir. Savunma makamının en önemli 'silahı' olan müdafiin, aynı zamanda iddia makamının tanığı haline gelmesi, bu dengeyi savunma aleyhine bozar. Savunma, kendi içinden bir tanıkla zayıflatılmış olur. Müdafi, tanıklık yaptıktan sonra, beyanlarının sanığın aleyhine yorumlanması durumunda, hem tanık beyanına karşı hem de sanığın genel savunmasına yönelik argümanları aynı anda ve etkin bir şekilde ileri sürmekte zorlanabilir. Bu, rollerin çatışması nedeniyle savunmanın gücünü azaltır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/avukatin-baktigi-davada-taniklik-yapmasi)