Bir ceza davasında, sanığın silahlı terör örgütüne üye olma, sahtecilik ve dolandırıcılık gibi birden fazla suçtan yargılandığı bir durumda, mahkemeler arasındaki yetki uyuşmazlığı çözülürken hangi suçun işlendiği yer esas alınır? (Örnek: YARGITAY 5. CEZA DAİRESİ, Esas: 2018/549 Karar: 2018/242)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #192786

Cevap: Ceza muhakemesinde, bir sanığın birden fazla suçtan yargılandığı ve bu suçların farklı yerlerde işlendiği durumlarda yetki, genellikle en ağır cezayı gerektiren suça göre veya suçların birbiriyle bağlantısına göre belirlenir. Ancak metinde yer alan Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin kararı, bir olumsuz yetki uyuşmazlığını çözmeye yöneliktir ve kararın kendisi yetkili mahkemeyi belirlerken hangi suçun esas alındığına dair detaylı bir gerekçe içermemektedir. Karar, daha çok usuli bir noktaya odaklanmıştır. Kararda, 'İncelenen dosya içeriğine, sanığın üzerine atılı suçların niteliğine, iddianamede olayın anlatılış biçimine, CMK’nın 18/2. maddesine ve ... Ağır Ceza Mahkemesi kararındaki gerekçeye göre' denilerek, ... 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin verdiği yetkisizlik kararının yerinde görülmediği belirtilmiştir. Bu, Yargıtay'ın, dosyanın ilk açıldığı ve sanığın sorgusunun yapıldığı mahkemenin, CMK m. 18/2 gereği artık yetki tartışması yapamayacağı ve davaya bakmaya devam etmesi gerektiği yönündeki usuli kuralı ön plana çıkardığını göstermektedir. Genel kural olarak, bu tür bağlantılı davalarda yetki, genellikle en ağır suç olan 'silahlı terör örgütüne üye olma' suçunun işlendiği veya örgüt faaliyetlerinin yoğunlaştığı yer mahkemesine göre belirlenir. Ancak somut kararda Yargıtay, esasa girmeden, usul hükmü olan CMK m. 18/2'nin ihlal edildiğini tespit ederek, sorgudan sonra yetkisizlik kararı veren mahkemenin kararını kaldırmış ve davaya o mahkemenin bakması gerektiğine işaret etmiştir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-18-yetkisizlik-iddiasi.html)