Yargıtay 17. Ceza Dairesi'nin E:2016/14141, K:2018/13602 sayılı kararında, hırsızlık suçuna konu malın değerinin az olması nedeniyle TCK m. 145'in uygulanması gerektiği belirtilmiştir. Bu maddenin uygulanmasında hakimin takdir hakkının sınırları nelerdir ve 'daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak az olan şeyi alma' görüşü bu takdirde nasıl bir rol oynar?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #192767

Cevap: TCK m. 145, hırsızlık suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle faile verilecek cezada indirim yapılmasını veya ceza vermekten vazgeçilmesini düzenler. Yargıtay'ın anılan kararında ve yerleşik içtihatlarda, bu maddenin uygulanmasındaki hakimin takdir hakkının sınırları şöyle çizilmiştir: 1. **İndirim Zorunluluğu:** Malın değerinin 'az' olduğu tespit edildiğinde, cezada indirim yapmak hakim için bir takdir hakkı değil, bir zorunluluktur. Hakim, sadece indirim oranını, TCK m. 3'teki 'işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı' olacak şekilde takdir edebilir. 2. **Ceza Vermekten Vazgeçme Takdiri:** Ancak, malın değerinin azlığı nedeniyle 'ceza vermekten vazgeçme' kararı verilebilmesi için, sadece değerin azlığı yeterli değildir. Mahkemenin ayrıca *'suçun işleniş şekli ve özelliklerini'* de dikkate alması gerekir. Bu, tamamen hakimin takdirindedir. 'Daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak az olan şeyi alma' görüşü, özellikle 'ihtiyaç hırsızlığı' olarak bilinen durumları kapsar ve TCK m. 145'in uygulanmasında önemli bir kriterdir. Ancak Yargıtay, maddenin uygulamasını sadece bu durumla sınırlandırmamaktadır. Önemli olan, çalınan malın objektif olarak değerinin az olmasıdır. Karara konu olayda, kıraathaneden 35 TL çalınması eyleminde, Yargıtay, değerin azlığı nedeniyle TCK m. 145 uyarınca cezada indirim yapılması gerektiğini, yapılmamasının bozma nedeni olduğunu belirtmiştir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/ceza-muhakemesi-kanunu-148-madde-cmk/)