Yaş küçültme davasında, davacının 'eğitim öğretim hayatının başlangıcına dair kayıtların' (ilkokul diploması gibi) delil olarak önemi nedir? Bir kişinin 5. sınıfı bitirdiği yıl ile nüfustaki doğum tarihi arasında bir çelişki olması, mahkemenin kararını nasıl etkiler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #192764

Cevap: Yaş küçültme davasında, davacının eğitim hayatına ilişkin resmi kayıtlar, özellikle okula başlama ve mezuniyet tarihleri, *en güvenilir ve objektif delillerden biri* olarak kabul edilir. Bunun nedeni, bu kayıtların, uyuşmazlık ortaya çıkmadan çok önce, başka bir amaçla (eğitim) ve resmi bir kurum (Milli Eğitim Bakanlığı) tarafından tutulmuş olmasıdır. Bu durum, bu delilin sonradan yaratılma veya manipüle edilme olasılığını ortadan kaldırır. Bir kişinin ilkokul 5. sınıfı bitirdiği yıl ile nüfustaki doğum tarihi arasında bariz bir çelişki olması, mahkemenin kararını kuvvetle etkiler. Metindeki örnekte, 1980 yılında 5. sınıfı bitiren birinin nüfus kaydında 1975 doğumlu olarak görünmesi 'mantıkla izah edilebilecek bir durum değildir'. Çünkü bu, kişinin 5 yaşında 5. sınıfı bitirdiği anlamına gelir ki bu imkansızdır. Buna karşılık, davacının iddiası olan 1968 doğumlu olması, o dönemdeki normal okula başlama yaşı (7 yaş) ile uyumludur (1968 + 7 + 5 = 1980). Bu tür bir çelişki, nüfus kaydının hatalı olduğuna dair çok güçlü bir karine oluşturur. Mahkeme, bu objektif delili, tanık beyanları ve diğer kanıtlarla birlikte değerlendirerek, nüfus kaydının, okul kayıtlarıyla uyumlu olacak şekilde düzeltilmesine karar verecektir. (Kaynak: ayboga.av.tr/yas-kucultme-davasi/)