Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda, mağdurun rızasının hukuka uygunluk nedeni olarak kabul edilebilmesi için, 15 yaşını tamamlamış 'sezgin küçük' olması yeterli midir, yoksa rızanın içeriği de bir önem taşır mı? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 11.03.2008, 253/52 sayılı kararının kapsamını ve sınırlarını tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #192753

Cevap: Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun anılan kararı, 15 yaşını tamamlamış sezgin bir küçüğün cinsel amaçlı alıkonulmaya verdiği rızanın, fiili suç olmaktan çıkararak hukuka uygun hale getirdiğini belirtmektedir. Bu karar, sezgin küçüğün iradesine hukuki bir sonuç bağlaması açısından önemlidir. Ancak, bu kararın mutlak ve sınırsız olarak yorumlanmaması gerekir. Sezgin küçüğün rızasının hukuka uygunluk nedeni olarak kabul edilebilmesi için sadece yaşının 15'i geçmiş olması yeterli değildir, rızanın içeriği ve veriliş şekli de büyük önem taşır: 1. **Rızanın Özgür İradeye Dayanması:** Rızanın, herhangi bir cebir, tehdit, hile veya baskı olmaksızın, tamamen özgür iradeyle verilmiş olması gerekir. Failin, küçüğün tecrübesizliğinden veya saflığından yararlanarak onu kandırması halinde rıza geçersiz olur. 2. **Rızanın Kapsamı (TMK m. 23):** Rızanın, küçüğün özgürlüğünü hukuka veya ahlaka aykırı olarak sınırlamaması gerekir. Örneğin, küçüğün fuhuş amacıyla veya insan ticareti amacıyla bir yerde tutulmasına verdiği rıza, hukuka ve ahlaka aykırı olduğu için geçersizdir ve suçu ortadan kaldırmaz. CGK kararı, daha çok romantik ilişkiler çerçevesinde 'rızayla kaçma' olarak bilinen ve tarafların cinsel birliktelik amacıyla bir araya geldiği, ağır bir sömürü veya istismar içermeyen durumlar için bir çerçeve çizmektedir. Rızanın, küçüğün fiziksel veya ruhsal gelişimine ciddi zararlar verecek bir eyleme yönelik olması durumunda, bu rızanın hukuken geçerli kabul edilmesi ve fiili hukuka uygun hale getirmesi beklenemez. Her somut olayın kendi özel koşulları içinde değerlendirilmesi zorunludur. (Kaynak: or.av.tr/kisiyi-hurriyetinden-yoksun-kilma-sucu/)