Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Yönetmeliği'nin 6. maddesi, bir kurul üyesinin hangi durumda toplantıya katılamayacağını düzenlemektedir? Bu kuralın, disiplin amirinin bizzat soruşturma yapmasına engel teşkil edip etmediği konusunda Danıştay Sekizinci Dairesi'nin E:1993/2433, K:1994/56 sayılı kararı ne yöndedir?
Cevap: Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Yönetmeliği'nin 6. maddesi, *kurul üyelerinin, soruşturmasını yaptıkları memurlara ait işlerin görüşüldüğü toplantılara katılamayacağını* düzenler. Bu kuralın amacı, soruşturmayı yapan kişinin (soruşturmacının), karar verecek olan kurulun bir üyesi olarak kendi hazırladığı soruşturma dosyasını oylamasını engelleyerek, karar sürecinin tarafsızlığını ve objektifliğini sağlamaktır. Soruşturmacı ve karar verici rollerinin aynı kişide birleşmemesi hedeflenir. Ancak bu kural, Danıştay Sekizinci Dairesi'nin anılan kararına göre, *disiplin amirinin bizzat soruşturma yapmasına engel teşkil etmez*. Kararda şu ayrım yapılmıştır: - Yönetmelikteki yasak, 'disiplin kurulları' için geçerlidir. Bir soruşturmacı, disiplin kurulunda oy kullanamaz. - Ancak, ne 657 sayılı Kanun'da ne de Yönetmelikte, *disiplin amirinin*, kendi yetkisinde olan uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları için soruşturmayı bizzat kendisinin yapamayacağına dair bir yasak bulunmamaktadır. Dolayısıyla, disiplin amiri, yetkisine giren bir ceza için başka bir soruşturmacı atayabileceği gibi, soruşturmayı doğrudan kendisi yürüterek kararını verebilir. Bu durum, Yönetmeliğin 6. maddesinin ihlali anlamına gelmez, çünkü amir bir 'kurul' değildir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/devlet-memurlari-kanunu-128-madde-dmk/)