Yargıtay 5. CD. 16.04.2007, 740/2908 sayılı kararında, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun 'cinsel amaçla' işlendiği kabul edilmesine rağmen, mahkemenin TCK m. 109/5'i uygulamamasının 'gerekçede çelişkiye düşülmesi' olarak nitelendirilmesi ne anlama gelmektedir?
Cevap: 'Gerekçede çelişkiye düşülmesi', bir mahkeme kararının gerekçe bölümü ile hüküm fıkrası arasında mantıksal bir tutarsızlık veya çelişki bulunması durumudur. Bu, adil yargılanma hakkının ve kararların gerekçeli olması ilkesinin (Anayasa m. 141) ihlali anlamına gelir ve Yargıtay tarafından önemli bir bozma nedenidir. Yargıtay'ın anılan kararında, yerel mahkeme, kararının gerekçe bölümünde sanığın eylemi 'cinsel amaçla' işlediğini tespit ve kabul etmiştir. Bu tespit, hukuken TCK m. 109/5'te düzenlenen nitelikli halin uygulamasını zorunlu kılar. Ancak mahkeme, hüküm fıkrasını kurarken bu tespitine rağmen TCK m. 109/5 uyarınca yapması gereken ceza artırımını yapmamıştır. İşte bu durum, kararın kendi içinde çelişmesidir. Mahkeme bir yandan 'eylem cinsel amaçlıdır' diyerek hukuki bir tespitte bulunmuş, diğer yandan bu tespitin yasal sonucu olan ceza artırımını uygulamayarak kendi tespitiyle çelişen bir hüküm kurmuştur. Yargıtay, bu durumu 'noksan ceza tayini' ve 'gerekçede çelişkiye düşülmesi' olarak nitelendirerek, mahkemenin kendi kabulüyle bağlı kalması ve tespit ettiği nitelikli hali hükme yansıtması gerektiğini belirterek kararı bozma sebebi saymıştır. (Kaynak: or.av.tr/kisiyi-hurriyetinden-yoksun-kilma-sucu/)