HMK m. 266'ya göre mahkemenin bilirkişiye başvurmasının temel koşulu nedir? Hakimin genel ve hukuki bilgisiyle çözümlenebilecek bir konuda bilirkişiye başvurması mümkün müdür?
Cevap: HMK m. 266'ya göre, mahkemenin bir konuda bilirkişinin oy ve görüşüne başvurmasının temel koşulu, *uyuşmazlığın çözümünün, hakimin genel ve hukuki bilgisi dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektirmesidir*. Bu kuralın iki önemli sonucu vardır: 1. **Hakimin Bilirkişi Olması Yasağı:** Hakim, kendi uzmanlık alanı olsa dahi, o konuda bilirkişi gibi hareket edip kendi teknik bilgisine dayanarak karar veremez. Eğer konu özel/teknik bilgi gerektiriyorsa, mutlaka bir bilirkişi atamalıdır. Bu, yargılamanın objektifliği ve kararın denetlenebilirliği için gereklidir. 2. **Hukuki Konularda Bilirkişiye Başvurma Yasağı:** Kuralın diğer yönü ise, çözümü hakimin hukuki bilgisi dahilinde olan konularda bilirkişiye başvurulamayacağıdır. Hukuki sorunları yorumlamak ve çözmek, hakimin asli görevidir. Hakimin, bir kanun maddesinin nasıl yorumlanacağı, bir sözleşmenin hukuki niteliği veya bir eylemin hukuka uygun olup olmadığı gibi salt hukuki konularda bilirkişi görüşü alması yasaktır. Bu yasağın ihlali, Yargıtay tarafından bir bozma nedeni olarak kabul edilmektedir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-269-bilirkisilik-gorevinin-kapsami.html)