Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda, eylemin 'manevi cebir' ile işlendiğinden bahisle TCK m. 109/2'nin uygulanması mümkün müdür? Yargıtay 14. CD., 08.04.2013, 2013/118-2013/4046 sayılı kararı bu konuda neyi belirtmektedir?
Cevap: Hayır, mümkün değildir. TCK m. 109/2, suçun temel haline göre daha ağır ceza öngören nitelikli hali düzenlerken, eylemin 'cebir, tehdit veya hile' kullanılarak işlenmesini şart koşmuştur. Bu kavramlar, ceza hukukunda belirli anlamlara gelir: - **Cebir:** Kişiye karşı fiziki güç kullanılmasıdır. - **Tehdit:** Kişinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceğinden bahisle korkutulmasıdır. - **Hile:** Kişinin aldatıcı davranışlarla yanıltılmasıdır. 'Manevi cebir' ise bu tanımların dışında kalan, daha çok psikolojik baskı, duygusal manipülasyon gibi soyut kavramları ifade eder ve TCK m. 109/2'deki nitelikli halin unsurları arasında sayılmamıştır. Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin anılan kararında da bu durum açıkça vurgulanmıştır. Kararda, sanığın mağdura maddi cebir, tehdit veya hile uyguladığına dair delil bulunmadığı, 'manevi cebrin' ise bu madde kapsamında bir nitelikli hal olarak değerlendirilemeyeceği belirtilmiştir. Bu nedenle, mahkemenin eylemi 'manevi cebirle' işlendiği gerekçesiyle TCK m. 109/2'den cezalandırması hukuka aykırı bulunmuş ve eylemin, şartları varsa, suçun temel halini oluşturan TCK m. 109/1 kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ifade edilerek karar bozulmuştur. (Kaynak: or.av.tr/kisiyi-hurriyetinden-yoksun-kilma-sucu/)