5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesinde yer alan 'eşyanın değerinin fahiş olması halinde, verilecek cezalar yarısından bir katına kadar artırılır' hükmünün uygulanmasında, 'fahişlik' sınırının belirlenmesinde Yargıtay'ın kullandığı metodoloji hakkında ne söylenebilir? Bu sınırların her yıl değişmesinin sebebi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #192738

Cevap: 5607 sayılı Kanun, 'fahiş değer' kavramını tanımlamamış, bu konuda takdiri mahkemelere bırakmıştır. Ancak, uygulama birliğini sağlamak ve keyfiliği önlemek amacıyla Yargıtay, bu soyut kavramı somut parasal sınırlara bağlayan bir metodoloji geliştirmiştir. Metindeki tablodan anlaşıldığı üzere, Yargıtay her yıl için belirli parasal aralıklar belirlemektedir. Bu metodoloji, genellikle o yıl için belirlenen asgari ücret, yeniden değerleme oranları, enflasyon ve genel ekonomik koşullar gibi objektif kriterlere dayalı bir içtihat geliştirmesidir. Yargıtay, temel cezanın alt sınırına göre bir oranlama yaparak, hangi değerin 'normal', hangi değerin 'hafif', 'pek hafif' veya 'fahiş' sayılacağına dair bir içtihat oluşturur. Bu sınırların her yıl değişmesinin temel sebebi, *paranın alım gücündeki değişiklikler ve enflasyondur*. 2010 yılındaki 50.000 TL'lik bir değer ile 2021 yılındaki 50.000 TL'lik bir değer aynı alım gücüne sahip değildir. Adaletin ve orantılılığın sağlanabilmesi için, 'fahişlik' gibi değere bağlı kavramların, her suç yılındaki ekonomik koşullara göre güncellenmesi zorunludur. Yargıtay, bu tabloları her yıl güncelleyerek, kanunun amacına uygun ve adil bir şekilde uygulanmasını sağlamayı hedefler. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/esya-degerinin-cezaya-tesiri)