HMK m. 18'e göre, ilk derece mahkemelerinde yetkisizlik iddiasının 'sanığın sorgusundan önce' bildirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu kuralın, 5271 sayılı CMK'nın 141. maddesi kapsamında açılan tazminat davalarında da uygulanması gerektiği halde, uygulanmamasının Yargıtay tarafından bozma sebebi sayılmasının hukuki mantığı nedir? (YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ, E: 2015/12307 K: 2016/10465)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #192737

Cevap: Normalde CMK m. 18'deki kural, ceza davaları için geçerlidir. Ancak, haksız yakalama, tutuklama gibi nedenlerle CMK m. 141 uyarınca açılan tazminat davaları, niteliği itibarıyla bir hukuk davası (tazminat davası) olmasına rağmen, ceza muhakemesi kanunu içinde düzenlenmiş özel bir dava türüdür ve bu davalara Ağır Ceza Mahkemeleri bakmaktadır. Yargıtay, bu davaların özel niteliği gereği, ceza muhakemesindeki bazı usul kurallarının kıyasen uygulanması gerektiğini kabul etmektedir. Ancak, Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin anılan kararında, mahkemenin re'sen yetkisizlik kararı vermesini hatalı bulmasının hukuki mantığı şudur: CMK m. 18/2, sadece tarafların yetkisizlik iddiasını değil, mahkemenin de re'sen yetkisizlik kararı vermesini aynı süreyle (sorgudan önce) sınırlamıştır. Karara konu tazminat davasında, taraflar kanunda belirtilen aşamalarda bir yetkisizlik itirazında bulunmamıştır. Bu durumda, CMK m. 18/2'nin ruhuna uygun olarak, mahkemenin de artık re'sen yetkisizlik kararı veremeyeceği kabul edilmelidir. Davaya bakmaya devam ederek işin esası hakkında bir karar vermesi gerekirken, yargılamanın ilerleyen bir aşamasında re'sen yetkisizlik kararı vermesi, hem CMK m. 18/2'nin emredici hükmüne hem de usul ekonomisi ilkesine aykırıdır. Yargıtay bu nedenle kararı bozmuştur. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-18-yetkisizlik-iddiasi.html)