Bir ceza davasında, sanık ve müdafisinin bilirkişi raporuna itiraz etmesi üzerine mahkemece dosyanın üç kişilik yeni bir bilirkişi heyetine gönderilmesine karar verilmesine rağmen, talimat mahkemesince heyet teşkil edilememesi üzerine dosyanın tek bir bilirkişiye (üniversite öğretim görevlisi) verilmesi usule uygun mudur? Bu durumun yargılamanın sıhhatine etkisi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #192733

Cevap: Bu durum usule aykırıdır ve yargılamanın sıhhatini olumsuz etkiler. Bir ceza davasında, özellikle haksız mal edinme gibi karmaşık ve teknik hesaplamalar gerektiren bir konuda, mahkemenin dosyayı *'üç kişilik bir bilirkişi heyetine'* tevdi etme kararı, uyuşmazlığın niteliği gereği farklı uzmanlıkların bir araya gelmesini sağlamak ve daha objektif, denetlenebilir bir sonuca ulaşmak amacını taşır. Mahkemenin bu yönde bir ara kararı verdikten sonra, bu karardan dönülerek veya pratik zorluklar (talimat mahkemesinin heyet kuramaması) gerekçe gösterilerek dosyanın *tek bir bilirkişiye* verilmesi, başlangıçta hedeflenen kolektif ve çok yönlü inceleme amacından sapılması anlamına gelir. Bu durum, özellikle sanık ve müdafisinin önceki rapora itirazları üzerine bu kararın alındığı düşünüldüğünde, savunma hakkının ve adil yargılanma ilkesinin zedelenmesine yol açabilir. Heyet olarak yapılması gereken bir incelemenin tek kişi tarafından yapılması, raporun güvenilirliği ve kapsamı hakkında şüpheler yaratabilir ve bu durum Yargıtay tarafından bir bozma nedeni olarak değerlendirilebilir. Nitekim metindeki olayda da (Haksız Mal Edinme Suçu), mahkeme bu eksikliği gidermek için dosyayı defalarca farklı bilirkişi heyetlerine göndermiştir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/haksiz-mal-edinme-sucu-cezasi.html)