TCK m. 109 uyarınca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun, 'kamu görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle' işlenmesi ne anlama gelir? Bir kolluk amirinin, yasal bir gerekçe olmaksızın veya Cumhuriyet Savcısının talimatına aykırı olarak bir kişiyi gözaltında tutmaya devam etmesi, Yargıtay 8. CD., 02.06.2010, 2008/6771- 2010/7810 sayılı kararına göre hangi suçu oluşturur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #192725

Cevap: TCK m. 109/3-d'de düzenlenen bu nitelikli hal, failin sahip olduğu kamu görevinin (polis, asker, hakim, savcı vb.) kendisine sağladığı yetki, güç ve otoriteyi, suçun işlenmesinde bir araç olarak kullanması veya bu nüfuzdan yararlanarak suçu daha kolay işlemesi anlamına gelir. Bu durumda, failin kamu görevlisi olması yeterli değildir; aynı zamanda bu görevin sağladığı nüfuzu fiilen kötüye kullanmış olması gerekir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin anılan kararında, asılsız bir ihbara dayanarak ve yasal bir gerekçe olmaksızın katılanı gözaltına aldıran ve daha sonra Cumhuriyet Savcısının 'serbest bırakın' talimatına rağmen kişiyi bir gün daha gözaltında tutan kolluk amirinin eylemi, tam olarak bu suçu oluşturmuştur. Sanık, gözaltına alma ve tutma yetkisini, yani kamu görevinin sağladığı nüfuzu, kanuna ve amirin emrine aykırı olarak kullanarak mağdurun hürriyetini kısıtlamıştır. Yargıtay, bu eylemin *'kamu görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma'* suçunu oluşturduğuna karar vermiş ve beraat kararını bozmuştur. (Kaynak: or.av.tr/kisiyi-hurriyetinden-yoksun-kilma-sucu/)