Kiracının temerrüdü halinde kiraya verenin başvurabileceği ilamsız icra takibi yolu (haciz ve tahliye talepli) ile temerrüt nedeniyle Sulh Hukuk Mahkemesi'nde açacağı tahliye davası arasındaki temel usuli farklar nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #192722

Cevap: Kirayı ödemeyen kiracıya karşı başvurulabilecek bu iki yol arasında önemli usuli farklar vardır: **1. İlamsız İcra Yolu (Örnek No: 13 Takip):** - **Merci:** İcra Dairesi'ne başvurulur. - **Prosedür:** Kiraya veren, hem ödenmeyen kira alacağının tahsili (haciz) hem de taşınmazın tahliyesini talep eden bir ödeme emri gönderilmesini ister. - **Süreler:** Kiracı, ödeme emrinin tebliğinden itibaren *7 gün içinde* itiraz etmez ve *30 gün içinde* borcun tamamını ödemezse, temerrüde düşmüş sayılır. - **Sonuç:** Bu 30 günlük süre sonunda borç hala ödenmemişse, kiraya veren bu defa *İcra Hukuk Mahkemesi'ne* başvurarak kiracının tahliyesini talep eder. İcra Hukuk Mahkemesi'ndeki yargılama daha sınırlı ve hızlıdır. **2. Temerrüt Nedeniyle Tahliye Davası (Sulh Hukuk Mahkemesi):** - **Merci:** Doğrudan Sulh Hukuk Mahkemesi'ne başvurulur. - **Prosedür:** Kiraya veren, önce kiracıya noterden bir ihtarname çekerek borcu ödemesi için *en az 30 gün* süre verir ve ödemezse sözleşmeyi feshedeceğini bildirir. - **Süreler:** Verilen 30 günlük sürede borç ödenmezse, kiraya veren bu sürenin bitiminden sonra Sulh Hukuk Mahkemesi'nde tahliye davası açar. - **Sonuç:** Bu dava, normal bir hukuk davası gibi (yazılı yargılama usulüyle) görülür ve daha kapsamlı bir inceleme yapılır. Temel fark; birinin icra hukuku prosedürünü ve İcra Hukuk Mahkemesi'ni, diğerinin ise doğrudan genel mahkeme olan Sulh Hukuk Mahkemesi'ni ve ihtarname prosedürünü işletmesidir. İcra takibi yolu genellikle daha hızlı sonuç verir. (Kaynak: www.calinokcuhukuk.com/kiracinin-tahliyesi/)