Kiracının temerrüdü halinde kiraya verenin başvurabileceği ilamsız icra takibi yolu (haciz ve tahliye talepli) ile temerrüt nedeniyle Sulh Hukuk Mahkemesi'nde açacağı tahliye davası arasındaki temel usuli farklar nelerdir?
Cevap: Kirayı ödemeyen kiracıya karşı başvurulabilecek bu iki yol arasında önemli usuli farklar vardır: **1. İlamsız İcra Yolu (Örnek No: 13 Takip):** - **Merci:** İcra Dairesi'ne başvurulur. - **Prosedür:** Kiraya veren, hem ödenmeyen kira alacağının tahsili (haciz) hem de taşınmazın tahliyesini talep eden bir ödeme emri gönderilmesini ister. - **Süreler:** Kiracı, ödeme emrinin tebliğinden itibaren *7 gün içinde* itiraz etmez ve *30 gün içinde* borcun tamamını ödemezse, temerrüde düşmüş sayılır. - **Sonuç:** Bu 30 günlük süre sonunda borç hala ödenmemişse, kiraya veren bu defa *İcra Hukuk Mahkemesi'ne* başvurarak kiracının tahliyesini talep eder. İcra Hukuk Mahkemesi'ndeki yargılama daha sınırlı ve hızlıdır. **2. Temerrüt Nedeniyle Tahliye Davası (Sulh Hukuk Mahkemesi):** - **Merci:** Doğrudan Sulh Hukuk Mahkemesi'ne başvurulur. - **Prosedür:** Kiraya veren, önce kiracıya noterden bir ihtarname çekerek borcu ödemesi için *en az 30 gün* süre verir ve ödemezse sözleşmeyi feshedeceğini bildirir. - **Süreler:** Verilen 30 günlük sürede borç ödenmezse, kiraya veren bu sürenin bitiminden sonra Sulh Hukuk Mahkemesi'nde tahliye davası açar. - **Sonuç:** Bu dava, normal bir hukuk davası gibi (yazılı yargılama usulüyle) görülür ve daha kapsamlı bir inceleme yapılır. Temel fark; birinin icra hukuku prosedürünü ve İcra Hukuk Mahkemesi'ni, diğerinin ise doğrudan genel mahkeme olan Sulh Hukuk Mahkemesi'ni ve ihtarname prosedürünü işletmesidir. İcra takibi yolu genellikle daha hızlı sonuç verir. (Kaynak: www.calinokcuhukuk.com/kiracinin-tahliyesi/)