Yaş küçültme davasında mahkemenin 'resen (kendiliğinden) araştırma ilkesi'ne tabi olmasının anlamı nedir? Bu ilke, davacının sunduğu delillerle mahkemenin bağlılığı açısından ne gibi sonuçlar doğurur?
Cevap: Yaş küçültme davasının (nüfus kaydının düzeltilmesi) 'resen araştırma ilkesi'ne tabi olması, bu davanın kamu düzeniyle yakından ilgili olmasından kaynaklanır. Bu ilkenin anlamı ve sonuçları şunlardır: 1. **Mahkemenin Tarafların Delilleriyle Bağlı Olmaması:** Normal bir hukuk davasında (tasarruf ilkesinin geçerli olduğu) hakim, kural olarak tarafların getirdiği delillerle bağlıdır. Ancak yaş küçültme davasında mahkeme, davacının sunduğu delillerle (örneğin, sadece tanık beyanları) yetinmek zorunda değildir. Bu delilleri yeterli görmeyebilir veya sunduğu delillerin aksini araştırabilir. 2. **Mahkemenin Kendiliğinden Delil Toplama Yükümlülüğü:** Mahkeme, maddi gerçeğe ulaşmak için gerekli gördüğü tüm delilleri kendiliğinden toplamakla yükümlüdür. Metinde de belirtildiği gibi, mahkeme ilgili kurumlardan (okul, askerlik şubesi, hastane) kayıtları isteyebilir, Adli Tıp Kurumu'ndan kemik yaşı testi gibi bilimsel raporlar talep edebilir veya davacının bildirmediği tanıkları dinleyebilir. Özetle, bu ilke, nüfus kayıtlarının doğruluğunun sadece tarafların değil, tüm toplumun menfaatine olması nedeniyle, mahkemeye gerçeği ortaya çıkarmak için pasif bir rolden ziyade aktif bir rol yükler. (Kaynak: ayboga.av.tr/yas-kucultme-davasi/)