2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu'nun 20. maddesinde yer alan 'Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümleri uygulanır' şeklindeki atıf hükmünün, üniversite personelinin kadrosuzluk nedeniyle terfi edememesi sorununa çözümde nasıl bir işlevi vardır? Danıştay Beşinci Dairesi'nin E:1988/2228, K:1991/1046 sayılı kararını bu bağlamda yorumlayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #192709

Cevap: 2914 sayılı Kanun'un 20. maddesindeki bu atıf hükmü, yükseköğretim personelinin özlük haklarıyla ilgili olarak 2914 ve 2547 sayılı kanunlarda bir boşluk olması durumunda, genel kanun olan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun ilgili hükümlerinin *tamamlayıcı* olarak uygulanmasını sağlar. Danıştay Beşinci Dairesi'nin anılan kararında, bu atıf hükmünün somut bir uygulaması görülmektedir. Olayda, bir öğretim görevlisi, kadrosuzluk nedeniyle üst dereceye yükselemediği için 657 sayılı Kanun'un 67. maddesinden (kadrosuzluk nedeniyle kazanılmış hak aylığının yükseltilmesi) yararlanmak istemiş, idare ise bu talebi reddetmiştir. Danıştay, 2914 ve 2547 sayılı kanunlarda, öğretim elemanlarının kadrosuzluk nedeniyle terfi edememesi halinde ne yapılacağına dair özel bir düzenleme bulunmadığını tespit etmiştir. Bu yasal boşluk karşısında, 2914 sayılı Kanun'un 20. maddesindeki atıf devreye girmiş ve sorun, 657 sayılı Kanun'un 67. maddesine göre çözümlenmiştir. Danıştay, 67. maddenin sağladığı mali haktan, şartları taşıyan öğretim görevlisinin de yararlanması gerektiğine, aksi yöndeki idari işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Yani, atıf hükmü, özel kanunlardaki boşlukları genel kanunla doldurarak bir hak kaybını önlemiştir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/devlet-memurlari-kanunu-67-madde-dmk/)