Metinde, tutukluluk süresinin fiili infaz süresini aşması sorununun çözümü için CMK m. 109/4'e benzer ne tür bir yasal düzenleme önerilmektedir? Bu önerilen mekanizma hangi yargı mercileri tarafından ve hangi aşamalarda işletilmelidir?
Cevap: Metinde, bu sorunun çözümü için CMK m. 109/4'te (tutuklamanın adli kontrole çevrilmesi) yapılan değişikliğe benzer şekilde, kapsamlı bir yasal düzenleme önerilmektedir. Önerilen mekanizma şudur: Kanuna, 'tutuklulukta geçen sürenin, verilen cezanın kesinleşmesi durumunda cezaevinde fiilen infaz edilecek süreye yakın olduğu veya bu süreyi aştığı hallerde' tutukluluğun sonlandırılarak adli kontrole çevrilmesini sağlayacak bir hüküm eklenmelidir. Bu mekanizma şu şekilde işletilmelidir: - **Yetkili Merciler:** İlk derece mahkemeleri, bölge adliye mahkemeleri ceza daireleri ve Yargıtay. Yani dosyanın bulunduğu yargı merciinin bu değerlendirmeyi yapabilmesi öngörülmektedir. Hatta yetkinin sadece ilk derece mahkemesi veya son kararı veren BAM ceza dairesine tanınabileceği de bir seçenek olarak sunulmuştur. - **İşleyiş Şekli:** Bu değerlendirme, *re'sen (kendiliğinden) veya talep üzerine* yapılmalıdır. En önemlisi, bu değerlendirmenin dosyanın esasına ilişkin inceleme sırası beklenmeksizin, bağımsız bir şekilde ve öncelikli olarak yapılması gerekmektedir. - **Karar Türü:** Mahkeme, tutuklulukta geçen sürenin fiili infaz süresini karşıladığını veya aradaki farkın çok azaldığını tespit ederse, tutukluluk halini kaldırarak *adli kontrol kararı* vermelidir. Düzenlemenin, belirli şartlarda (fiili infaz süresi dolduğunda) adli kontrolü zorunlu, diğer durumlarda ise (açık cezaevine ayrılma hakkı kazanıldığında) mahkemenin takdirine bağlı kılması da önerilmektedir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/kadir-sekerin-tahliyesi-ile-gundeme-gelen-tutuklulukta-fiili-infaz-suresi-sorunu)