Kadir Şeker davasında, sanığın tutukluluğunun kaldırılmasına ilişkin mahkeme kararının temelinde yatan 'ölçülülük' ilkesi, tutukluluk ve infaz hukuku bağlamında nasıl bir anlam ifade etmektedir? Hüküm kesinleşmeden 'hüküm özlü' olarak tutuklu bulunan bir sanığın, hükümlü olsa yararlanacağı infaz rejiminden mahrum kalması hangi temel hakları zedeler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #192705

Cevap: Kadir Şeker davasındaki tahliye kararında 'ölçülülük' ilkesi, tutuklama tedbirinin yol açtığı özgürlük kısıtlamasının, ulaşılmak istenen amaçla (yargılamanın güvence altına alınması) orantılı olması ve tedbirin, asıl cezanın infazından daha ağır bir neticeye yol açmaması gerektiği şeklinde yorumlanmıştır. Tutukluluk bir ceza değil, bir tedbirdir. Eğer bu tedbir, sanığın hüküm kesinleştiğinde cezaevinde fiilen kalacağı süreyi aşacak bir noktaya gelirse, artık bir tedbir olmaktan çıkıp orantısız bir cezalandırmaya dönüşür. Hüküm kesinleşmediği için 'hüküm özlü' statüsünde tutuklu bulunan bir sanığın, hükümlü olsa yararlanacağı infaz rejiminden (açık cezaevine ayrılma, denetimli serbestlik, koşullu salıverilme, Covid izni gibi) mahrum kalması, şu temel hakları zedeler: 1. **Kişi Hürriyeti ve Güvenliği Hakkı (Anayasa m. 19):** Tedbirin cezayı aşması, özgürlüğün orantısız ve dolayısıyla haksız bir şekilde kısıtlanması anlamına gelir. 2. **Eşitlik İlkesi (Anayasa m. 10):** Sanık, henüz suçu kesinleşmemiş olmasına rağmen, suçu kesinleşmiş bir hükümlüden daha ağır koşullara (kapalı cezaevinde kalma, infaz lehteliklerinden yararlanamama) tabi tutularak dezavantajlı bir konuma düşürülür. 3. **Hak Arama Hürriyeti (Anayasa m. 36):** Metinde de belirtildiği gibi, sanıklar bu durumdan kurtulmak için, sırf hükümlü statüsüne geçip infaz lehteliklerinden yararlanabilmek amacıyla, kanun yolu haklarından (temyiz) feragat etme yoluna gidebilmektedir. Bu durum, hak arama hürriyetinin fiilen baskı altına alınması sonucunu doğurur. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/kadir-sekerin-tahliyesi-ile-gundeme-gelen-tutuklulukta-fiili-infaz-suresi-sorunu)