Hukuk bürosu tanıtım metninde geçen 'müvekkile ait kişisel bilgilerin meslek etiği kapsamında mutlaka gizli tutulması' ilkesinin yasal dayanakları nelerdir? Bu yükümlülüğün ihlali hangi hukuki ve cezai sonuçları doğurur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #192684

Cevap: Avukatın sır saklama yükümlülüğü, avukatlık mesleğinin temel taşlarından biridir ve müvekkil-vekil arasındaki güven ilişkisinin temelini oluşturur. Bu ilkenin yasal dayanakları şunlardır: - **1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 36:** 'Avukatların, kendilerine tevdi edilen veya gerek avukatlık görevi, gerekse Türkiye Barolar Birliği ve barolar organlarındaki görevleri dolayısiyle öğrendikleri hususları açığa vurmaları yasaktır.' Bu madde, sır saklama yükümlülüğünün temel yasal dayanağıdır. - **5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 46:** Avukatların, avukatlıkları veya müdafilikleri sebebiyle öğrendikleri bilgiler hakkında tanıklıktan çekinme hakkı olduğunu düzenler. Bu da sır saklama yükümlülüğünün bir yansımasıdır. - **6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK):** Avukatlar, müvekkillerine ait kişisel verileri işleyen veri sorumluları olarak KVKK kapsamındaki yükümlülüklere (aydınlatma, veri güvenliğini sağlama vb.) tabidir. Bu yükümlülüğün ihlalinin sonuçları şunlardır: - **Disiplin Sorumluluk:** Avukatlık Kanunu ve TCK m. 257 (Görevi Kötüye Kullanma) kapsamında disiplin ve cezai sorumluluk doğurabilir. - **Tazminat Sorumluluğu:** Sırrın ifşası nedeniyle müvekkilin uğradığı maddi ve manevi zararları tazmin etme yükümlülüğü doğabilir. Sonuç olarak, avukatın sır saklama yükümlülüğü, hem meslek etiği kuralı hem de yasal bir zorunluluktur ve ihlali ciddi yaptırımlara tabidir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/gudul-avukat-hukuk-burosu/ ve sen.av.tr/tr/makale/avukatin-baktigi-davada-taniklik-yapmasi)