Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'a göre, teslim tarihinden itibaren ilk altı ay içinde ortaya çıkan ayıplarla ilgili olarak ispat yükü kime aittir? Bu yasal karinenin tüketici lehine sağladığı avantaj nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #192681

Cevap: TKHK m. 10/1 uyarınca, malın teslim tarihinden itibaren *altı ay içinde* ortaya çıkan ayıpların, *teslim tarihinde var olduğu kabul edilir*. Bu, tüketici lehine getirilmiş çok önemli bir *yasal karinedir*. Bu karine uyarınca, ispat yükü yer değiştirir ve *satıcıya* geçer. Yani, tüketici malın ayıplı olduğunu değil, sadece ayıbın ilk altı ay içinde ortaya çıktığını ispatlamakla yükümlüdür. Satıcı, bu ayıbın malın teslimi anında bulunmadığını, sonradan tüketicinin kullanımı hatasından kaynaklandığını iddia ediyorsa, bu iddiasını kendisi ispat etmek zorundadır. Bu karinenin tüketiciye sağladığı en büyük avantaj, onu teknik bilgi gerektiren ve masraflı olabilecek ispat külfetinden kurtarmasıdır. Tüketici, 'ürünün bozuk olduğunu' söylemekle yetinirken, satıcı 'ürünün bozuk olmadığını veya bozulmanın tüketiciden kaynaklandığını' teknik raporlar ve somut delillerle ispatlamak zorunda kalır. Bu durum, tüketici ile satıcı arasındaki bilgi ve güç dengesizliğini tüketici lehine dengelemektedir. (Kaynak: avukaterdemozkan.com/tuketici-hukuku/ayipli-mal-ve-ayipli-hizmet-halinde-tuketicinin-haklari/)