CMK m. 139 uyarınca 'gizli soruşturmacı' görevlendirilmesi suretiyle yapılan bir fiziki takip ile CMK m. 160 vd. maddelerine dayanan genel soruşturma yetkisi kapsamındaki 'fiziki takip' arasındaki temel fark nedir? Hukuka aykırı bir teknik izleme kararına dayanılarak düzenlenen fiziki takip tutanağının delil değeri hakkında ne söylenebilir?
Cevap: Bu iki tür fiziki takip arasında temel bir hukuki rejim farkı vardır: - **Genel Soruşturma Yetkisi Kapsamındaki Fiziki Takip (CMK m. 160 vd.):** Bu, kolluğun savcı emriyle yürüttüğü genel bir delil toplama faaliyetidir. Özel bir koruma tedbiri değildir. Hakim kararı gerektirmez ve sadece kamuya açık alanlardaki gözlemleri içerir. Özel hayata müdahale edilemez. - **Gizli Soruşturmacı veya Teknik Araçlarla İzleme Kapsamındaki Fiziki Takip (CMK m. 139-140):** Bu, bir koruma tedbirinin icrası kapsamında yapılan özel bir takiptir. Mutlaka CMK'da belirtilen şartların (katalog suç, kuvvetli şüphe, başka delil elde etme imkansızlığı, hakim kararı) bulunmasını gerektirir. Bu takip sırasında gizli soruşturmacı, suç örgütüne sızabilir veya teknik araçlarla ses/görüntü kaydı alınabilir; yani özel hayata müdahale söz konusudur. Fiziki takibin dayandığı teknik takip kararının (örneğin, teknik araçlarla izleme kararı) hukuka aykırı olması, 'zehirli ağacın meyvesi de zehirli olur' ilkesi gereğince, bu hukuka aykırı kararın icrası kapsamında yapılan tüm işlemleri ve elde edilen tüm delilleri de hukuka aykırı hale getirir. Yargıtay 21. Ceza Dairesi'nin K.2015/4063 sayılı kararında da belirtildiği gibi, hukuka aykırı bir 'Teknik Araçlarla İzleme' kararına dayanılarak düzenlenen 'Fiziki Takip Tutanağı' da hukuka aykırı bir delildir ve CMK m. 217 uyarınca hükme esas alınamaz. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/teknik-takip-ve-fiziki-takip-nedir.html)