Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu (TCK m. 109), teşebbüse elverişli bir suç mudur? Suçun tamamlanması için özgürlüğün kısıtlanmasının asgari bir süresi var mıdır? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #192669

Cevap: Evet, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu *teşebbüse elverişli* bir suçtur. Fail, mağduru bir yere kapatmak veya hareket serbestisini engellemek için icra hareketlerine başlamış, ancak elinde olmayan nedenlerle (mağdurun direnmesi, üçüncü bir kişinin müdahalesi vb.) neticeyi, yani özgürlüğün fiilen kısıtlanmasını sağlayamamışsa, suç teşebbüs aşamasında kalır. Suçun tamamlanması için özgürlüğün kısıtlanmasının kanunda belirtilmiş asgari bir süresi yoktur. Ancak Yargıtay, suçun oluşabilmesi için kısıtlamanın 'hukuken kabul edilebilecek bir zaman müddetince' sürmesi gerektiğini belirtmektedir. Bu süre, çok kısa, anlık bir tutma veya engelleme olmamalıdır. Bununla birlikte, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun bir kararında (YCGK, 02.10.2012, 2011/8-778, 2012/1795) *on dakikalık* bir süreyi dahi suçun oluşumu için yeterli gördüğü anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, sürenin uzunluğu değil, hareket serbestisinin hissedilir bir süre boyunca ortadan kaldırılmış olması suçun tamamlanması için yeterlidir. (Kaynak: or.av.tr/kisiyi-hurriyetinden-yoksun-kilma-sucu/)