Bir avukatın, takip ettiği bir ceza davasında, soruşturma aşamasında sanığın ifadesi alındığı sırada hazır bulunan başka bir avukatın tanık olarak dinlenmesini talep etmesi, Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 17.06.2015 tarihli kararına göre neden bir bozma gerekçesi olarak kabul edilmiştir? Bu kararın ardındaki muhtemel hukuki gerekçeleri tartışınız.
Cevap: Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 17.06.2015 tarihli, 2015/12269 E., 2015/2182 K. sayılı kararında, soruşturma aşamasında sanığın ifadesi alınırken hazır bulunan avukatın, kovuşturma aşamasında tanık olarak dinlenmesi bir bozma gerekçesi yapılmıştır. Kararın gerekçesi metinde açıkça belirtilmemiş olsa da, bu kararın ardındaki muhtemel hukuki gerekçeler şunlar olabilir: 1. **Müdafi-Müvekkil Gizliliği ve Sır Saklama Yükümlülüğü:** Avukatlık Kanunu m. 36 ve CMK m. 46, avukatın görevi nedeniyle öğrendiği veya müvekkiliyle arasındaki güven ilişkisi çerçevesinde edindiği bilgileri açıklamaktan çekinme hakkı ve sır saklama yükümlülüğü olduğunu düzenler. İfade alma sırasında müdafi olarak bulunan bir avukatın tanıklığına başvurulması, bu gizliliğin ihlali riskini taşır. Müvekkil muvafakat etse bile, bu durum savunma hakkının özünü zedeleyebilir. 2. **Savunma Hakkının Kutsallığı:** Müdafi, şüphelinin savunmanıdır ve onun lehine hareket etmekle yükümlüdür. Aynı müdafinin daha sonra tanık kürsüsüne çıkarak potansiyel olarak müvekkili aleyhine olabilecek beyanlarda bulunması, savunma makamının bütünlüğüne ve güvenilirliğine zarar verir. Bu durum, 'silahların eşitliği' ve 'adil yargılanma' ilkeleriyle çelişebilir. 3. **Rollerin Karışması:** Müdafilik ve tanıklık rolleri birbiriyle bağdaşmaz. Müdafi taraftır, tanık ise tarafsız olmalıdır. Aynı kişinin aynı olay bağlamında hem taraf vekili/müdafii hem de objektif bir gözlemci (tanık) olması beklenemez. Yargıtay, bu rollerin birbirine karıştırılmasının yargılamanın sıhhatini bozacağını değerlendirmiş olabilir. Metinde bu karara karşıt görüşler de yer almakla birlikte, Yargıtay'ın bu kararının temelinde savunma hakkının ve avukatlık mesleğinin özel konumunun korunması düşüncesi yattığı anlaşılmaktadır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/avukatin-baktigi-davada-taniklik-yapmasi)