TMK m. 325'e göre, üçüncü kişilerin (örneğin hala, teyze) çocukla kişisel ilişki kurma talebinin kabulü için mahkemenin aradığı 'olağanüstü hal'in varlığı nasıl tespit edilir? Aile mahkemesi uzmanlarının (psikolog, pedagog, sosyal çalışmacı) bu süreçteki rolü nedir? (Yarg. 2. HD., 27.02.2008 T., E. 2007/17948, K. 2008/2389 kararı ışığında)
Cevap: TMK m. 325, üçüncü kişilerin çocukla kişisel ilişki kurmasını 'olağanüstü hallerin' varlığına ve 'çocuğun menfaatine' uygun olmasına bağlamıştır. 'Olağanüstü hal'in tespiti, her somut olayın kendi özelliklerine göre hakim tarafından yapılır. Ancak bu tespitte en önemli araçlardan biri, aile mahkemesi uzmanlarından (psikolog, pedagog, sosyal çalışmacı) alınacak sosyal inceleme raporudur. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin anılan kararında da bu duruma işaret edilmiştir. Olayda, halalar, ölen kardeşlerinin çocuklarıyla kişisel ilişki kurmak istemişlerdir. Mahkeme, talebi reddetmiş ancak Yargıtay, aile mahkemesi uzmanları tarafından düzenlenen ve çocukların halaları ile kişisel ilişki kurmasının gerekli olduğunu bildiren raporu dikkate alarak kararı bozmuştur. Bu karar, 'olağanüstü hal'in ve 'çocuğun menfaatinin' tespitinde uzman raporunun ne kadar belirleyici olduğunu göstermektedir. Uzmanlar, çocukla, taraflarla ve çevreyle görüşerek; kurulacak ilişkinin çocuğun psikolojik, sosyal ve ahlaki gelişimine olumlu bir katkı sağlayıp sağlamayacağını, çocuğun bu ilişkiye ihtiyacı olup olmadığını ve mevcut durumun (ebeveynin ölümü gibi) kişisel ilişki kurulmasını gerektirecek bir olağanüstülük taşıyıp taşımadığını objektif bir şekilde değerlendirir ve mahkemeye rapor sunar. Hakim, büyük ölçüde bu rapora dayanarak kararını verir. (Kaynak: or.av.tr/cocukla-kisisel-iliski-kurulmasi/)