Müdafii hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifadenin, CMK m. 148/4 uyarınca hükme esas alınabilmesinin koşulu nedir? Sanığın kolluktaki müdafisiz ikrarına rağmen, mahkemede bu beyanını inkar etmesi durumunda, bu ikrar tek başına mahkumiyet için yeterli bir delil olabilir mi? Yargıtay 17. Ceza Dairesi'nin E:2016/14141, K:2018/13602 sayılı kararını da dikkate alarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #192658

Cevap: CMK m. 148/4, müdafiin bulunmadığı kolluk ifadeleri için önemli bir güvence getirmiştir. Bu hükme göre, müdafii hazır bulunmaksızın kollukça alınan bir ifadenin hükme esas alınabilmesinin tek koşulu, *şüpheli veya sanık tarafından daha sonra hakim veya mahkeme huzurunda doğrulanmasıdır*. Sanığın, kollukta müdafii olmadan verdiği ikrar içeren ifadesini, daha sonra savcılıkta veya mahkemede inkar etmesi durumunda, bu kolluk ifadesi tek başına mahkumiyet için yeterli bir delil olamaz. Yargıtay 17. Ceza Dairesi'nin anılan kararında da bu ilke uygulanmıştır. Karara konu olayda, sanık kollukta müdafisiz olarak suçu iki kez işlediğini beyan etmiş, ancak mahkemede sadece bir kez işlediğini söyleyerek kolluk beyanını kısmen inkar etmiştir. Yargıtay, CMK m. 148/4 gereğince, sanığın eylemi birden fazla gerçekleştirdiğine dair, inkar edilen kolluk ifadesi dışında başkaca bir delil bulunmadığından, TCK m. 43 (zincirleme suç) uyarınca cezanın artırılmasını hukuka aykırı bulmuştur. Bu, inkar edilen müdafisiz kolluk ikrarının, başka yan delillerle (tanık, kamera kaydı, teknik takip vb.) desteklenmediği sürece hükme esas alınamayacağını açıkça göstermektedir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/ceza-muhakemesi-kanunu-148-madde-cmk/)