CMK m.120 (eski m.119/4) uyarınca arama sırasında hazır bulundurulması gereken 'o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi'nin bulundurulmamasının hukuki sonucuna ilişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun E. 2013/464, K. 2015/132 sayılı kararı, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesiyle nasıl bir bağ kurmuştur?
Cevap: Yargıtay CGK'nın anılan kararında, arama sırasında yasanın emrettiği şekilde iki tanığın (ihtiyar heyeti azası veya komşu) bulundurulmamasının, aramayı *mutlak surette hukuka aykırı* hale getirdiği ve bu arama sonucu elde edilen delillerin (somut olayda mermiler) hükme esas alınamayacağı tespit edilmiştir. Karar, bu tespitten sonra 'şüpheden sanık yararlanır' (in dubio pro reo) ilkesini şu şekilde uygulamıştır: 1. Öncelikle, hukuka aykırı olan temel delil (arama sonucu bulunan mermiler) dosyadan çıkarılmıştır. 2. Daha sonra, geriye kalan delillerin mahkumiyet için yeterli olup olmadığı değerlendirilmiştir. 3. Somut olayda, sanık tüm aşamalarda suçlamayı reddetmiş, bulunan mermilerin kendisine ait olmadığını, başkaları tarafından konulmuş olabileceğini savunmuştur. Dosyada, hukuka aykırı arama delili dışında, sanığın suçluluğunu şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlayan başka hiçbir delil (tanık beyanı, parmak izi vb.) kalmamıştır. 4. Bu durumda, sanığın mahkumiyetine karar verebilmek için gerekli olan 'her türlü şüpheden arınmış, kesin ve inandırıcı delil' şartı sağlanamamıştır. Ortaya çıkan bu şüpheli durum, 'şüpheden sanık yararlanır' evrensel hukuk ilkesi gereğince sanık lehine yorumlanmış ve sanığın beraat etmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Yani, hukuka aykırı delil dosyadan çıkarıldığında, kalan deliller mahkumiyet için bir şüphe yaratıyorsa, bu şüphe sanık lehine değerlendirilmelidir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/ceza-muhakemesi-kanunu-120-madde-cmk/)