Acele kamulaştırma usulünün Kamulaştırma Kanunu'ndaki gerekçesi nedir? Özel kanunların idareye acele kamulaştırma yetkisi tanıması, bu yetkinin her durumda ve sınırsızca kullanılabileceği anlamına gelir mi? Danıştay'ın bu konudaki yaklaşımını açıklayınız.
Cevap: Acele kamulaştırmanın Kamulaştırma Kanunu m. 27'deki gerekçesi, 'acele ve istisnai hallerde, kanunun önceki hükümlerine (olağan kamulaştırma usulüne) uyulmasının çeşitli sakıncalar yaratabileceği göz önüne alınarak, kamunun büyük zararlara uğramasının önlenmesi' olarak açıklanmıştır. Bu, acele kamulaştırmanın olağan bir usul değil, istisnai bir yöntem olduğunu göstermektedir. Özel kanunların (örneğin, 2942 sayılı kanun dışındaki özel düzenlemeler) idareye acele kamulaştırma yetkisi tanıması, bu yetkinin her durumda ve sınırsızca kullanılabileceği anlamına gelmez. Danıştay'ın yerleşik içtihatlarına göre, bu tür bir yetki, ancak Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesindeki ana felsefeye, yani 'gerçek bir acelelik ve olağanüstülük halinin' varlığına bağlı olarak kullanılabilir. Yüksek Mahkeme, sadece özel kanundaki yetkiye dayanarak yapılan bir acele kamulaştırma işlemini hukuka uygun bulmamakta, özel kanun yetkisiyle birlikte, somut olayda aceleliği gerektiren olağanüstü durumun da idare tarafından somut delillerle ortaya konulmasını aramaktadır. Aksi takdirde, yani herhangi bir acelelik ve zorunluluk hali olmadan, sırf özel kanunda yetki var diye bu usulün kullanılması, mülkiyet hakkına ölçüsüz bir müdahale olarak kabul edilir ve iptal nedenidir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/gayrimenkul-hukuku/acele-kamulastirma-karari-nedir-itiraz-ve-iptal-davasi.html)