Tahkim yargılamasında 'gizlilik' ilkesi, Türkiye'deki ulusal mevzuatta (HMK, MTK) açıkça düzenlenmiş midir? Bu ilkenin kapsamı (duruşmalar, belgeler, kararlar) ve varlığı, taraflar arasındaki bir sözleşmeye mi yoksa tahkimin doğasına içkin bir ilkeye mi dayanmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #192650

Cevap: Tahkim yargılamasında gizlilik, tahkimin en önemli avantajlarından biri olarak kabul edilse de, Türkiye'deki ulusal mevzuatta bu konuda açık ve genel bir hüküm bulunmamaktadır. Ne iç tahkimi düzenleyen Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) ne de yabancılık unsurlu tahkimi düzenleyen Milletlerarası Tahkim Kanunu (MTK), tahkim yargılamasının gizli olacağına dair emredici bir kural içermez. Bu durum, UNCITRAL Model Kanunu'ndan kaynaklanmaktadır, zira model kanunda da gizliliğe ilişkin bir hüküm yoktur. Bu nedenle, gizliliğin varlığı ve kapsamı öncelikle şu iki kaynağa dayanır: 1. **Tarafların Anlaşması:** Taraflar, tahkim anlaşmalarına veya yargılama sırasında yapacakları bir protokole açık bir gizlilik maddesi ekleyerek bu ilkeyi bağlayıcı hale getirebilirler. Bu en güvenli yoldur. 2. **Kurumsal Tahkim Kuralları:** Taraflar, kurallarında gizliliği düzenleyen bir tahkim kurumunu (örneğin LCIA, ISTAC, ITOTAM) seçmişlerse, o kurumun kuralları gereği gizlilik ilkesi uygulanır. Örneğin ISTAC Kuralları m. 21, hakemleri, tarafları, vekillerini ve diğer katılımcıları gizliliğe uymakla yükümlü tutar. Doktrinde, taraflar arasında bir anlaşma veya kurumsal kural olmasa dahi, gizliliğin tahkimin doğasına içkin (zımni) bir ilke olduğunu savunan bir görüş bulunsa da, yasal bir dayanak olmadığı için bu görüşün sınırlarını ve ihlali halinde uygulanacak yaptırımları belirlemek zordur. Bu yüzden uygulamada gizliliğin sözleşmesel olarak güvence altına alınması tercih edilir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/arbitration-in-turkey-confidentiality-principle-during-arbitration-proceedings-in-turkey)