Bir ortaklığın giderilmesi davası sonucu satılan taşınmaz üzerinde, paydaş olmayan bir üçüncü kişiye ait 'muhdesat' (bina, ağaç vb.) bulunmaktadır. İhale bedeline bu muhdesatın değeri dahil edilmemişse, muhdesat sahibi, muhdesat bedelini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre kimden talep edebilir: taşınmazın eski paydaşlarından mı, yoksa ihaleyle taşınmazı alan yeni malikten mi? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun (E: 2017/1769 K: 2019/1056) kararını esas alarak açıklayınız.
Cevap: Bu karmaşık durumda, sebepsiz zenginleşmenin kimin malvarlığında gerçekleştiğinin tespiti esastır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun anılan kararına göre, muhdesat sahibi, bedel talebini taşınmazın *eski paydaşlarına değil, ihaleyle taşınmazı satın alan yeni malike* yöneltmelidir. Kararın mantığı şöyledir: - **Eski Paydaşların Sorumluluğu Yoktur:** İhale bedeline muhdesatın değeri dahil edilmediği için, eski paydaşların eline, sattıkları arsa payları karşılığı olan bedelden başka, muhdesata isabet eden bir para geçmemiştir. Dolayısıyla, onların malvarlığında muhdesat kaynaklı bir zenginleşme söz konusu değildir. - **Yeni Malikin Sorumluluğu Vardır:** Yeni malik, ihaleyle sadece arsayı değil, üzerindeki muhdesatla birlikte 'bütünleyici parça' (mütemmim cüz) ilkesi gereği (TMK m. 684) tüm taşınmazı satın almıştır. Ancak ihale bedelini öderken muhdesat için bir karşılık ödememiştir. Bu durumda, yeni malikin malvarlığı, başkasına (muhdesat sahibine) ait olan ve bedelini ödemediği bir yapı değeri kadar, haklı bir sebep olmaksızın zenginleşmiştir. Bu nedenle, muhdesat sahibi, sebepsiz zenginleşme (mülga BK m. 61 vd., yeni TBK m. 77 vd.) hükümlerine dayanarak, muhdesatın değeri kadar olan alacak talebini, taşınmazın eski paydaşlarına değil, muhdesatla birlikte taşınmazı devralan yeni malike karşı ileri sürmelidir. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/tasinmazin-muhdesatlarla-birlikte-satilmasi/)