Yaş küçültme davasında (nüfus kaydının düzeltilmesi), davacının 25 yaşından büyük olması durumunda 'kemik yaşı testi' delil olarak neden etkinliğini yitirmektedir? Bu durumda mahkeme, yaşın tespiti için hangi alternatif delillere başvurur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #192630

Cevap: Yaş küçültme davasında, Adli Tıp Kurumu'ndan talep edilen kemik yaşı testi, kemiklerin gelişiminin ve kemikleşme noktalarının (epifiz hatları) durumunun incelenmesine dayanır. İnsan anatomisine göre, kemik gelişimi yaklaşık 22-25 yaşlarında tamamlanır ve epifiz hatları kapanır. Bu yaştan sonra, kemik yapısı kişinin gerçek yaşı hakkında güvenilir bir bilgi vermez. Bu nedenle, 25 yaşını aşmış davacılar için kemik yaşı testi istenmesi, doğru ve bilimsel bir sonuç vermeyeceği için anlamsızdır ve mahkemeler genellikle bu yaştaki kişiler için bu delile başvurmaz. Bu durumda mahkeme, 'resen araştırma ilkesi' gereği diğer delilleri toplamak zorundadır. Başvurulan alternatif deliller şunlardır: - **Resmi Kayıtlar:** Okula başlama ve mezuniyet tarihini gösteren diploma veya okul kayıtları (en güvenilir delillerden biridir), askere gidiş tarihi kayıtları. - **Tanık Beyanları:** Özellikle davacının doğumuna şahit olmuş veya çocukluk dönemini bilen yaşlı kişilerin tanıklığı. - **Nüfus Kayıtları:** Davacının ve varsa kardeşlerinin doğum tarihleri arasındaki tutarlılık (kardeşler arasında en az 180 gün olması kuralı). - **Dış Görünüş:** Mahkemenin, davacının fiziki görünümünü (dış görünüşünü) iddia ettiği yaş ile karşılaştırarak edineceği kanaat. Mahkeme, tüm bu delilleri birlikte değerlendirerek bir karara varır. (Kaynak: ayboga.av.tr/yas-kucultme-davasi/)