657 sayılı DMK'nın 128. maddesinde disiplin cezaları için öngörülen karar sürelerinin (örneğin, uyarma ve kınama için soruşturmanın tamamlanmasından itibaren 15 gün) hukuki niteliği nedir? Bu sürelerin geçirilmesi, verilen disiplin cezasını hukuka aykırı hale getirir mi? Danıştay'ın bu konudaki yaklaşımını açıklayınız.
Cevap: 657 sayılı DMK m. 128'de belirtilen karar sürelerinin hukuki niteliği doktrin ve yargı kararlarında tartışmalıdır. Ancak Danıştay'ın yerleşik görüşüne göre, bu süreler 'düzenleyici' nitelikte olup, 'hak düşürücü' veya 'zamanaşımı' süresi değildir. Danıştay Sekizinci Dairesi'nin E:1993/2433, K:1994/56 sayılı kararında bu durum açıkça ifade edilmiştir. Karara göre, bu sürelerin konulma amacı, idarenin iç işleyişini düzenlemek ve disiplin sürecinin makul sürede ve etkin bir şekilde sonuçlandırılmasını sağlamaktır. Bu sürelerin aşılması, kararı veren görevliler açısından bir sorumluluk doğurabilirse de, tek başına verilen disiplin cezasını hukuka aykırı hale getirmez ve ceza verme yetkisini ortadan kaldırmaz. Disiplin cezası verme yetkisini sona erdiren süreler, DMK m. 127'de düzenlenen zamanaşımı süreleridir (örn: 1 ay içinde soruşturmaya başlama, 2 yıl içinde ceza verme). Dolayısıyla, 15 günlük karar süresi geçtikten sonra verilen bir kınama cezası, sırf bu nedenle iptal edilemez. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/devlet-memurlari-kanunu-128-madde-dmk/)