Boşanma sonrası çocukla kişisel ilişki kurulmasında (TMK m. 182) anne ve baba dışındaki üçüncü kişilerin (örneğin büyükanne, büyükbaba) de bu hakkı talep etmesi hangi koşullara bağlanmıştır? TMK m. 325'te geçen 'olağanüstü haller' kavramı nasıl yorumlanmalıdır?
Cevap: Anne ve baba dışındaki üçüncü kişilerin çocukla kişisel ilişki kurma hakkı, TMK m. 325'te düzenlenmiştir. Bu hak, anne ve babanın hakkı gibi mutlak olmayıp, iki temel koşula bağlanmıştır: 1. **Olağanüstü Haller:** Kanun bu kavramı somut olarak tanımlamamış, takdirini hakime bırakmıştır. Yargıtay kararları ve doktrin ışığında 'olağanüstü haller'; çocuğun anne veya babasından birinin vefat etmesi, cezaevinde olması, yurt dışında bulunması gibi çocuğun o ebeveyn ve onun ailesiyle bağının fiilen koptuğu durumlar veya çocuğun ruhsal ve ahlaki gelişimi için bu üçüncü kişilerle (özellikle hısımlarıyla) görüşmesinin mutlak surette gerekli olduğu durumlar olarak yorumlanmaktadır. Anne veya babanın bu ilişkiye keyfi olarak engel olması da bu kapsamda değerlendirilebilir. 2. **Çocuğun Menfaatine Uygun Olması:** Her durumda olduğu gibi, burada da temel kriter 'çocuğun üstün yararı'dır. Kurulacak kişisel ilişkinin çocuğun gelişimine, psikolojisine ve sosyal çevresine olumlu katkı sağlaması gerekir. Eğer bu ilişki çocuk için bir huzursuzluk veya çatışma kaynağı olacaksa, talep reddedilmelidir. Yargıtay 2. HD'nin 25/11/2019 tarihli kararında, anneye tanınan kişisel ilişki süresinde anneannenin torununu görebilme imkanına sahip olduğu ve olağanüstü bir durumun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi gerektiği belirtilmiştir. (Kaynak: or.av.tr/cocukla-kisisel-iliski-kurulmasi/)