5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu m. 3/22'de düzenlenen 'eşyanın değerinin fahiş, hafif veya pek hafif olması' halinin cezaya etkisi nedir? Yargıtay'ın bu kavramları somutlaştırmak için geliştirdiği ilkesel belirlemelerin (tablo) hukuki niteliği ve bağlayıcılığı hakkında ne söylenebilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #192612

Cevap: 5607 sayılı Kanun m. 3/22, kaçakçılık suçlarında cezanın, suçun konusunu oluşturan eşyanın değeriyle orantılı hale getirilmesini amaçlayan bir düzenlemedir. Buna göre, eşya değerinin *fahiş* olması halinde cezalar yarısından bir katına kadar artırılır. Eşya değerinin *hafif* olması halinde cezalar yarısına kadar, *pek hafif* olması halinde ise üçte birine kadar indirilir. Bu düzenleme, TCK m. 3'te yer alan 'adalet ve kanun önünde eşitlik' ilkesinin bir yansımasıdır. Yargıtay'ın, bu soyut kavramları somutlaştırmak için yıllara göre belirlediği parasal değerleri içeren tablo, hukuki niteliği itibarıyla bir içtihadı birleştirme kararı olmamakla birlikte, temyiz mahkemesi olarak yerel mahkemelere yol gösteren ve uygulama birliğini sağlamayı amaçlayan yerleşik bir içtihattır. Bu tablo, mahkemeler için doğrudan bağlayıcı olmasa da, kararların Yargıtay denetiminden geçmesi ve bozma riski nedeniyle fiili bir bağlayıcılığa sahiptir. Mahkemeler, bu tablodaki değerleri dikkate alarak suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerine göre cezada indirim veya artırım yapmak zorundadır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/esya-degerinin-cezaya-tesiri)