Bir kişinin kendisini askeri savcı olarak tanıtıp üsteğmen üniforması giyerek haksız menfaat temin etmesi eyleminde, TCK m. 264 (özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma) suçu, dolandırıcılık suçunun bir unsuru olarak mı kabul edilir, yoksa ayrı bir suç olarak mı değerlendirilir?
Bu durumda iki suç da ayrı ayrı oluşur ve gerçek içtima kuralları uygulanır. Dolandırıcılık suçunun nitelikli hali (TCK m. 158/1-d) için üniformanın 'araç olarak kullanılması' yeterlidir. Üniformayı yetkisiz giymek ise ayrıca TCK m. 264'teki suçu oluşturur. Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2017/9260 K. sayılı kararında belirtildiği gibi, elbisenin sağlayacağı kolaylıktan yararlanılarak suç işlenmesi halinde TCK m. 264/2 uyarınca bu suçtan verilecek ceza artırılır ve ayrıca işlenen dolandırıcılık suçundan da ceza verilir. Yani suçlar birbiri içinde erimez (tüketme ilişkisi yoktur). (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/ozel-isaret-ve-kiyafetleri-usulsuz-kullanma-sucu-cezasi.html)