Ceza hukukunda asli kusur türü olan 'kast' ile istisnai bir kusur türü olan 'taksir' arasındaki temel ayrım, failin suçun 'netice' unsuruna yönelik iradesi açısından nasıl ifade edilir?
Kast ve taksir arasındaki temel ayrım, failin iradesinin suçun 'netice' (sonuç) unsuruna yönelik olup olmamasında düğümlenir. Metinde de bu ayrım net bir şekilde vurgulanmıştır: - Kast: Fail, hem suça konu eylemin hareket kısmını (örneğin, silahın tetiğini çekmek) hem de bu hareketten doğacak neticeyi (örneğin, bir kişinin ölmesi veya yaralanması) bilerek ve isteyerek gerçekleştirir. Failin iradesi, hem harekete hem de o hareketten doğacak belirli bir neticeye yöneliktir. Kast, neticeyi de kapsamalıdır. - Taksir: Fail, suça konu eylemin hareket kısmını (örneğin, dikkatsizce araç kullanmak) bilerek ve isteyerek yapar, ancak bu hareketinden doğacak sonucu (örneğin, bir yayaya çarparak yaralamak) istemez. Failin iradesi sadece harekete yöneliktir; netice, failin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması sonucu öngörülebilir olmasına rağmen istenmeden (öngörülmeyerek veya öngörülse bile gerçekleşmeyeceğine güvenilerek) meydana gelir. Özetle, kastta neticeye yönelik bir irade varken, taksirde neticeye yönelik bir irade yoktur; netice, irade dışı bir şekilde, kusurlu bir davranış sonucu ortaya çıkar.