Evlilik birliği içinde edinilmiş malların boşanma sonrası paylaşımında, yabancı uyruklu eşin hakları Türk Medeni Kanunu'na göre mi belirlenir, yoksa eşin kendi milli hukukuna göre mi? MÖHUK'un bu konudaki genel yaklaşımı nedir?
Yabancı unsurlu boşanma davalarında mal paylaşımı, MÖHUK'un evlilik mallarına ilişkin bağlama kurallarına göre belirlenir. Kural olarak, boşanmaya uygulanacak hukuk ile mal rejiminin tasfiyesine uygulanacak hukuk farklı olabilir. MÖHUK'un 15. maddesi evlilik malları hakkında uygulanacak hukuku düzenler. Buna göre, eşler evlenirken veya evlilik birliği içinde uygulanacak mal rejimini 'seçmemişlerse', kademeli bir sistem uygulanır: 1. Evlenme Anındaki Müşterek Milli Hukuk: Eşlerin evlenme anında ortak bir vatandaşlıkları varsa, o ülkenin hukuku uygulanır. 2. Evlenme Anındaki Müşterek Mutad Mesken Hukuku: Ortak milli hukukları yoksa, evlenme anındaki ortak daimi ikametgahlarının bulunduğu ülke hukuku uygulanır. 3. Evlenme Anında En Sıkı İlişkili Oldukları Hukuk: Bu da yoksa, evlenme anında eşlerin en sıkı ilişkili oldukları yer hukuku uygulanır. Ancak, MÖHUK m. 15/2, taşınmazlar için özel bir kural getirir: 'Taşınmazlar hakkında, bunların bulunduğu ülke hukuku uygulanır.' Dolayısıyla, Türkiye'de bulunan bir taşınmazın paylaşımında her zaman Türk Medeni Kanunu (özellikle edinilmiş mallara katılma rejimi) uygulanacaktır. Taşınır mallar için ise yukarıdaki kademeli sistem devreye girer. Eğer bu sistem sonucunda Türk hukuku uygulanacaksa, yabancı uyruklu eş de TMK'daki mal rejimi hükümlerinden (örneğin, edinilmiş malların yarısına katılma hakkı) Türk vatandaşı bir eş gibi yararlanır. Eşin kendi milli hukuku, ancak yukarıdaki bağlama kuralları o hukuka işaret ediyorsa veya eşler arasında o hukukun uygulanacağına dair geçerli bir sözleşme varsa uygulanabilir.