Fiili işlediği sırada 21 yaşını doldurmuş bir sağır ve dilsiz, işlediği suçtan dolayı cezai sorumluluk açısından yaş küçüklüğüne ilişkin TCK hükümlerinden yararlanabilir mi? Bu kişinin cezai sorumluluğu hangi genel hükümlere göre değerlendirilir?
Hayır, fiili işlediği sırada 21 yaşını doldurmuş bir sağır ve dilsiz, artık yaş küçüklüğüne ilişkin TCK hükümlerinden (TCK m. 31 ve m. 33'teki özel atıflar) yararlanamaz. TCK m. 33, yaşa bağlı ceza sorumluluğu indirimlerini sağır ve dilsizler için en son 'yirmibir yaşını doldurmamış olanlar' için öngörmüştür. Bu yaştan sonra, sağır ve dilsiz olmak tek başına cezai sorumluluğu etkileyen bir faktör olarak kabul edilmez. TCK m. 33'ün gerekçesinde de belirtildiği gibi, 'Fiili işlediği sırada yirmibir yaşını doldurmuş olan sağır ve dilsizler açısından yaşın ceza sorumluluğu üzerinde herhangi bir etkisinin olmadığı kabul edilmiştir.' Ancak bu, 21 yaşını doldurmuş sağır ve dilsizin her durumda tam cezai ehliyete sahip olduğu anlamına gelmez. Gerekçede devamla, 'bu kişilerin işledikleri fiil açısından algılama veya irade yeteneğinin olup olmadığı yönünde ortaya çıkabilecek sorunla ilgili olarak, akıl hastalarına ilişkin sorumluluk rejiminin göz önünde bulundurulması gerekmektedir.' denilmiştir. Yani, eğer 21 yaşını doldurmuş bir sağır ve dilsizin, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama (idrak) veya davranışlarını yönlendirme (irade) yeteneği, sağırlık ve dilsizliğin yarattığı gelişimsel sorunlar veya buna eşlik eden başka bir psikiyatrik durum nedeniyle TCK m. 32'deki 'akıl hastalığı' kapsamında değerlendirilebilecek ölçüde azalmış veya ortadan kalkmışsa, bu durumda akıl hastalığına ilişkin hükümler (cezasızlık veya cezada indirim) uygulanabilir. Aksi takdirde, normal bir yetişkin gibi tam cezai sorumluluğa sahip olur.