İYUK m. 49/5, 'Temyize konu edilen kararı veren ya da karara katılan hakim aynı davanın temyiz incelemesinde görev alamaz.' hükmünü içermektedir. Bu kuralın temel amacı nedir ve hangi evrensel hukuk ilkesinin bir yansımasıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #191887

İYUK m. 49/5'te düzenlenen bu kuralın temel amacı, 'yargılamanın tarafsızlığını' sağlamak ve 'tarafsızlığın görünümünü' korumaktır. Bu kural, 'hiç kimsenin kendi davasının hakimi olamayacağı' (nemo iudex in causa sua) şeklindeki evrensel hukuk ilkesinin ve adil yargılanma hakkının (Anayasa m. 36, AİHS m. 6) bir yansımasıdır. Kuralın arkasındaki mantık şudur: - Önyargı ve Etkide Kalma Riski: Bir davada daha önce karar vermiş veya o karara katılmış bir hakimin, aynı kararın hukuki denetimini yapacak olan üst mahkeme heyetinde yer alması, kendi verdiği kararı objektif bir şekilde değerlendirmesini zorlaştırır. Hakimin, bilinçli veya bilinçsiz olarak, kendi kararını savunma veya onama eğiliminde olabileceği varsayılır. Bu durum, hakimin tarafsızlığına gölge düşürür. - Tarafsızlığın Görünümü: Yargılamanın sadece tarafsız olması yetmez, aynı zamanda dışarıdan bakıldığında da tarafsız 'görünmesi' gerekir. Davanın tarafları, kendi aleyhlerine karar veren bir hakimin, o kararı denetleyen heyette de yer aldığını gördüklerinde, yargılamanın adil ve tarafsız olduğuna dair güvenlerini yitirebilirler. Bu kural, yargıya olan güveni korumayı da amaçlar. Dolayısıyla, bir ilk derece mahkemesi hakiminin, kendi verdiği kararın temyiz edildiği Danıştay dairesinde görev yapması veya Danıştay'ın ilk derece mahkemesi olarak baktığı bir davada karar veren bir üyenin, bu kararın temyizen incelendiği İdari Dava Daireleri Kurulu'nda görev alması bu madde ile yasaklanmıştır.