Çocukların cinsel istismarı suçunda (TCK m. 103), failin, mağdurun yaşını olduğundan büyük zannetmesi durumunda ceza sorumluluğu nasıl etkilenir? TCK m. 30'da düzenlenen 'hata' hükümleri bu duruma nasıl uygulanır? Mağdurun 15 yaşından küçük olduğu bir senaryo üzerinden açıklayınız.
Bu durum, TCK m. 30/1'de düzenlenen 'suçun kanuni tanımındaki maddi unsurlarda hata' kapsamında değerlendirilir. TCK m. 103'e göre suçun maddi unsurlarından biri, mağdurun 'çocuk' olması, yani 18 yaşını doldurmamış olmasıdır. Hatta mağdurun yaşının 15'ten veya 12'den küçük olması, suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hallerini oluşturur. Fail, fiili işlediği sırada mağdurun yaşını yanlış biliyorsa, yani onu 18 yaşından büyük zannediyorsa, kastı bir çocuğa yönelik cinsel eylemde bulunmaya değil, reşit bir bireye yönelik eylemde bulunmaya yöneliktir. TCK m. 30/1, 'Fiilin icrası sırasında suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmeyen bir kimse, kasten hareket etmiş olmaz.' demektedir. Bu durumda fail, mağdurun 'çocuk' olduğu maddi unsurunu bilmediği için, cinsel istismar suçundan (TCK m. 103) kasten sorumlu tutulamaz. Eğer mağdurun rızası yoksa, eylemi reşit bir kişiye karşı işlenen cinsel saldırı (TCK m. 102) suçunu oluşturabilir. Eğer fail, mağduru 16 yaşında zannederken mağdur gerçekte 14 yaşında ise, bu durum TCK m. 30/2'deki 'nitelikli hallerde hata' kapsamına girer. Fail, 'Bir suçun daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli hallerinin gerçekleştiği hususunda hataya düşen kişi, bu hatasından yararlanır.' hükmü uyarınca, mağdurun 15 yaşından küçük olmasından kaynaklanan ağırlaştırıcı nedenden (TCK m. 103/1, c.3) sorumlu tutulmaz. Cezası, sanki mağdur 15-18 yaş aralığındaymış gibi belirlenir. Ancak bu hatanın 'kaçınılmaz' olması gerekir. Failin, mağdurun görünüşü, olgunluğu veya mağdurun beyanları gibi unsurları değerlendirerek makul bir özenle hareket etmesi beklenir. Hata kaçınılabilir ise, cezada indirim yapılabilir.