Sanığın, kendisini teğmen olarak tanıtıp askeri üniforma giyerek mağdurdan çeşitli bahanelerle para alması eylemi, TCK'da hangi suç veya suçları oluşturur? Bu durumda görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi midir, Ağır Ceza Mahkemesi midir? Gerekçesini Yargıtay 23. Ceza Dairesi'nin E: 2016/3271 sayılı kararı ışığında açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #191847

Bu eylem, birden fazla suçun unsurlarını içermekle birlikte, Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre TCK m. 158/1-d'de düzenlenen 'kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık' suçunu oluşturur. Ayrıca eylem, TCK m. 264'teki 'özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma' suçunu da barındırır. Ancak, askeri üniformanın dolandırıcılık eyleminde mağduru ikna etmek ve güvenini kazanmak için bir 'araç' olarak kullanılması nedeniyle, TCK m. 264'teki suç, nitelikli dolandırıcılık suçunun içinde erir ve onun bir unsuru haline gelir. Bu durumda 'bileşik suç' kuralları gereği faile sadece daha ağır cezayı öngören TCK m. 158/1-d'den ceza verilir. Yargıtay 23. Ceza Dairesi'nin E: 2016/3271 sayılı kararında da bu durum vurgulanmıştır. Karara göre, bu eylemin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir etme görevi, suçun cezasının üst sınırı nedeniyle 'Ağır Ceza Mahkemesi'ne aittir. 5235 sayılı Kanun'a göre, nitelikli dolandırıcılık gibi cezasının üst sınırı on yılı geçen suçlara bakmakla görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesi'dir. Bu nedenle Asliye Ceza Mahkemesi'nin, bu tür bir iddia ile önüne gelen davada 'görevsizlik kararı' vererek dosyayı Ağır Ceza Mahkemesi'ne göndermesi gerekmektedir.