2577 sayılı İYUK'un 61. maddesi idari yargıda çalışmaya ara vermeyi (adli tatili) düzenlerken, 62. maddesi bu sürede görev yapacak 'nöbetçi mahkemenin' görevlerini belirler. Danıştay 12. Dairesi'nin E:1995/731, K:1995/1196 sayılı kararına göre, dilekçesinde yürütmenin durdurulması istemi bulunmayan bir davanın, nöbetçi mahkeme tarafından ilk inceleme yapılarak süre aşımı nedeniyle reddedilmesi usule uygun mudur?
Hayır, usule uygun değildir. Danıştay 12. Dairesi'nin E:1995/731, K:1995/1196 sayılı kararı, nöbetçi mahkemenin görev alanının sınırlarını net bir şekilde çizmektedir. İYUK m. 62, nöbetçi mahkemenin görevlerini sınırlı olarak (tahdidi) saymıştır. Bunlar; a) Yürütmenin durdurulmasına ve delillerin tespitine ait işler, b) Kanunen belli süre içinde karara bağlanması gereken işlerdir. Bir davanın ilk incelemesinin yapılması (İYUK m. 14) ve süre, ehliyet gibi usuli yönlerden karara bağlanması (İYUK m. 15), kural olarak nöbetçi mahkemenin görevleri arasında yer almaz. Danıştay'ın bahsi geçen kararında da, dava dilekçesinde 'yürütmenin durdurulması istemi olmamasına karşın', nöbetçi mahkemenin dosyayı ilk incelemeye tabi tutarak süre aşımı gerekçesiyle reddetmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Çünkü bu dava, İYUK m. 62'de sayılan acil ve istisnai işlerden değildir. Bu tür usuli kararların, çalışmaya ara verme süresi bittikten sonra, mahkemenin normal çalışma düzeni içinde verilmesi gerekmektedir. Nöbetçi mahkemenin bu şekilde yetkisini aşarak karar vermesi, tek başına bir bozma nedenidir.