Bir ceza davasında, sanık aleyhine temyiz başvurusunda bulunulmamışken, sadece sanığın kendi lehine yaptığı temyiz başvurusu üzerine Yargıtay, kararı ceza miktarı açısından sanık aleyhine bozabilir mi? 'Aleyhe bozma yasağı' ilkesini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #191784

Hayır, bozamaz. Bu durum, ceza muhakemesi hukukunun temel ilkelerinden olan 'reformatio in peius yasağı' yani 'aleyhe bozma yasağı' veya 'aleyhe değiştirme yasağı' ile ilgilidir. Bu ilke, kanun yoluna başvuran tarafın durumunun, bu başvurusu nedeniyle daha da kötüleştirilememesini ifade eder. Metinde de belirtildiği gibi, 'Sanığın temyiz başvurusunda bulunması halinde, başkaca bir aleyhe temyiz başvurusu yok ise ceza miktarı açısından kararı sanık aleyhine bozulabilmesi mümkün değildir.' Yani, eğer Cumhuriyet savcısı veya katılan, sanık aleyhine (örneğin cezanın az olduğu gerekçesiyle) temyiz başvurusunda bulunmamışsa, sadece sanığın kendi başvurusu üzerine Yargıtay, alt derece mahkemesinin verdiği cezayı 'az bularak' hükmü sanığın aleyhine bozamaz. Bu yasak, sanıkların cezanın yanlış olduğunu düşündüklerinde, 'daha ağır bir ceza alırım' korkusu yaşamadan kanun yollarına başvurma haklarını güvence altına alır. Ancak bu yasağın bir istisnası vardır: Yargıtay, ceza miktarını artıramasa da, 'suç vasfı yönünden' kararı aleyhe bozabilir. Örneğin, sanık hırsızlık suçundan 5 yıl ceza almış ve temyize gitmiş olsun. Yargıtay, ceza miktarını 6 yıla çıkaramaz, ancak eylemin aslında 'nitelikli hırsızlık' olduğunu tespit ederek suç vasfının yanlış belirlendiği gerekçesiyle kararı bozabilir. Yeniden yapılacak yargılamada sanık, nitelikli hırsızlıktan daha ağır bir ceza alabilir.