Türk Ceza Kanunu'nun 33. maddesi, sağır ve dilsizlerin cezai sorumluluğunu yaş gruplarına göre farklılaştırmaktadır. Fiili işlediği sırada 16 yaşında olan sağır ve dilsiz bir sanık hakkında uygulanacak ceza hukuku rejimi nedir? Bu sanığın yargılamasında Ceza Muhakemesi Kanunu açısından hangi usuli zorunluluk yerine getirilmelidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #191674

TCK m. 33, sağır ve dilsizlerin algılama ve irade yeteneklerinin normal bireylere göre daha geç geliştiği varsayımından hareketle, yaşa bağlı ceza sorumluluğu sistemini 3 yıl ileriye kaydırarak özel bir düzenleme getirmiştir. Maddeye göre, 'oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlara ilişkin hükümler, onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan sağır ve dilsizler hakkında... uygulanır.' Soruda belirtilen 16 yaşındaki sağır ve dilsiz sanık, bu '15-18 yaş' kategorisine girmektedir. Bu kategori, normal bireyler için TCK m. 31/2'de düzenlenen '12-15 yaş' grubuna tekabül eder. TCK m. 31/2'ye göre bu yaş grubundaki çocukların 'işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayabilme veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığı' araştırılır. Eğer bu yeteneğe sahip olduğu tespit edilirse, cezasında indirim yapılır. Yeteneği yoksa, ceza verilmez ancak çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanır. Dolayısıyla, 16 yaşındaki sağır ve dilsiz sanık için de öncelikle bu yeteneğin varlığı araştırılmalıdır. Metinde de belirtildiği gibi, Çocuk Koruma Kanunu Yönetmeliği m. 20 uyarınca bu yaş grubundaki sağır ve dilsizler için sosyal inceleme raporu alınması zorunludur. Usuli zorunluluk ise CMK m. 150/2'den kaynaklanmaktadır. Bu maddeye göre, şüpheli veya sanık 'sağır veya dilsiz' ise, istemi aranmaksızın kendisine zorunlu olarak bir müdafi görevlendirilir. Bu, adil yargılanma hakkının ve savunma hakkının temel bir gereğidir.