Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun E:2017/892, K:2018/552 sayılı kararında, hakkında 'aranıyor' kaydı bulunan bir sanığın, bu durumun kolluk tarafından öğrenilmesinden önce, elindeki kapalı mukavva kutunun aranması hukuka aykırı bulunmuştur. Bu kararı, Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği’nin 8. maddesinin (a) bendi (hakkında yakalama emri olanların aranması) ile CMK m. 116 (adli arama) hükümleri çerçevesinde analiz ediniz. Hakkında yakalama kararı olan bir kişinin eşyası üzerindeki arama yetkisi ile üzerindeki arama yetkisi arasında hukuken bir fark var mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #191601

Evet, hukuken önemli bir fark vardır. Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği'nin ilgili hükümleri, hakkında yakalama emri bulunan bir kişinin 'üstünün' aranmasına imkan tanır. Bu aramanın amacı, kişinin kaçmasını önlemek, kendisine veya başkalarına zarar vermesini engelleyecek silah veya tehlikeli maddeleri bulmaktır. Ancak YCGK E:2017/892, K:2018/552 sayılı kararında, bu yetkinin kişinin 'üstü' ile sınırlı olduğunu, kişinin zilyetliğinde bulunan ancak vücuduna bitişik olmayan çanta, koli, valiz gibi 'eşyaları' kapsamadığını belirtmiştir. Sanığın elindeki kapalı mukavva kutu, 'eşya' statüsündedir ve bu kutunun içi, dışarıdan bakıldığında anlaşılamamaktadır. Bu eşyanın aranması, CMK m. 116 vd. maddeleri uyarınca bir 'adli arama'dır ve kural olarak arama kararı veya emri gerektirir. Kararda vurgulanan kritik nokta, kolluğun arama anında sanığın 'aranıyor' kaydından haberdar olmamasıdır. Haberdar olsalar dahi, eşya araması için yine de CMK'daki koşulların (hakim kararı veya gecikmesinde sakıncalı hal) gerçekleşmesi gerekecekti. Bu karar, kişi üstü araması ile eşya araması arasındaki ayrımı netleştirerek, arama yetkisinin keyfi genişletilmesinin önüne geçmektedir.