818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 60. maddesinde düzenlenen haksız fiil zamanaşımı süreleri nelerdir? Bu sürelerden hangisinin daha uzun olması halinde, davaya o uzun sürenin uygulanacağını belirten kural nedir?
Olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı (mülga) Borçlar Kanunu'nun 60. maddesi, haksız fiillerden doğan tazminat davaları için üçlü bir zamanaşımı sistemi öngörmüştür: 1. Bir Yıllık Sübjektif Süre: Bu, zarar görenin (mutazarrırın), hem 'zararı' hem de 'faili (tazminat sorumlusunu)' öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başlayan kısa süredir. Bu iki unsurdan hangisi daha geç öğrenilirse, süre o tarihten başlar. 2. On Yıllık Objektif Süre: Bu süre, zararı ve faili öğrenip öğrenmediğine bakılmaksızın, haksız fiilin 'vuku bulduğu (gerçekleştiği)' tarihten itibaren başlar. Bu süre, her halükarda uygulanacak olan üst sınırdır. 3. Uzamış (Ceza) Zamanaşımı Süresi: Maddenin ikinci fıkrasında yer alan bu kural, haksız fiilin aynı zamanda ceza kanunları uyarınca daha uzun bir zamanaşımına tabi bir suç teşkil etmesi durumunda devreye girer. Kural şudur: 'Şu kadar ki zarar ve ziyan davası, ceza kanunları mucibince müddeti daha da uzun müruruzamana tabi cezayı müstelzim bir fiilden neşet etmiş olursa şahsi davaya da o müruru zaman tatbik edilir.' Yani, eğer haksız fiil aynı zamanda bir suç ise ve o suç için ceza kanununda öngörülen dava zamanaşımı süresi (örneğin 8 yıl, 15 yıl), Borçlar Kanunu'ndaki bir veya on yıllık sürelerden daha uzunsa, hukuk mahkemesindeki tazminat davasına da bu daha uzun olan ceza zamanaşımı süresi uygulanır. Bu kural, özellikle yaralanmalı veya ölümlü trafik kazaları gibi hem haksız fiil hem de suç teşkil eden olaylarda büyük önem taşır.