Güveni kötüye kullanma suçundan beraat eden bir işçinin, işten çıkarılması nedeniyle hak kazanamadığı kıdem ve ihbar tazminatını iş mahkemesinde talep etmesi durumunda, ceza mahkemesinin beraat kararı hukuk hakimini bağlar mı? Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin E:2019-1878, K:2021-2341 sayılı kararında bu ilişki nasıl açıklanmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #191558

Kural olarak, ceza mahkemesinin beraat kararı hukuk hakimini bağlamaz. Bu ilke, Borçlar Kanunu'nda (TBK m. 74) düzenlenmiştir ve iki yargı kolunun (ceza ve hukuk) farklı ispat standartlarına ve amaçlara sahip olmasından kaynaklanır. Hukuk hakimi, ceza mahkemesinin kararındaki maddi vakıalar ve delillerle bağlıdır, ancak beraat kararıyla bağlı değildir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin E:2019-1878, K:2021-2341 sayılı kararında bu durum somutlaştırılmıştır. Kararda, ceza mahkemesinin 'delil yetersizliği nedeniyle' verdiği beraat kararının hukuk hakimini bağlamayacağı açıkça belirtilmiştir. Ceza yargılaması, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi gereği mahkumiyet için çok yüksek bir ispat standardı (kesin ve inandırıcı delil) arar. Oysa iş hukukunda, işverenin haklı nedenle fesih yapabilmesi için, işçinin sadakat borcuna aykırı davrandığına dair 'makul bir kanaatin' oluşması yeterli olabilir. Yargıtay kararında, ceza davasında mahkumiyete yetecek delil bulunamasa bile, işverenlik iç denetim raporu, diğer işçilerin beyanları ve dosyadaki diğer bilgi ve belgelerle, davacının 'doğruluk ve bağlılık kurallarına aykırı davrandığı' ve 'iş ilişkisinde güven temelinin çöktüğü' sonucuna varılabileceği belirtilmiştir. Bu durumda, işveren feshinin İş Kanunu m. 25/II-e uyarınca haklı nedene dayandığı kabul edilerek, işçinin kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddedilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Yani, ceza mahkemesi beraat kararı verse bile, iş mahkemesi aynı olay nedeniyle işçinin tazminat alamayacağına karar verebilir.