Güvenlik soruşturmasında 'ahlaki durum' kriteri incelenirken, bir memur adayının otel kayıtlarının değerlendirilmesi hukuka uygun mudur? Bu kayıtların olumsuz bir kanaat oluşturması için hangi nitelikte olması gerekir?
Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği, araştırılacak hususlar arasında kişinin 'ahlaki durumunu', 'şeref ve haysiyetini ihlal edecek ve görevine yansıyacak şekilde'ki davranışlarını saymaktadır. Bu kapsamda, uygulamada kişilerin otel kayıtlarına bakıldığı görülmektedir. Bu kayıtların hukuki dayanağı, Kimlik Bildirme Kanunu uyarınca otellerin konaklayan kişilerin bilgilerini Emniyet Genel Müdürlüğü'ne bildirme zorunluluğudur. Bu veriler, suç ve suçlularla mücadele amacıyla tutulsa da, güvenlik soruşturmalarında da kullanılmaktadır. Bir otel kaydının tek başına güvenlik soruşturmasını olumsuz etkilemesi hukuken beklenmez. Metinde de ima edildiği üzere, bu kayıtların olumsuz bir kanaat oluşturması için yönetmelikteki 'şeref ve haysiyetini ihlal edecek ve görevine yansıyacak' nitelikte olması gerekir. Bu da genellikle şu şekilde yorumlanır: - Kayıtların sürekliliği ve sayısı: Tek bir otel kaydı veya makul bir ilişki çerçevesindeki kayıtlar sorun teşkil etmezken, 'çok sayıda farklı kişiyle birlikte' ve sık tekrar eden otel kayıtlarının bulunması 'ahlaki zaaf' olarak değerlendirilebilmektedir. - Birlikte kalınan kişinin durumu: Güvenlik soruşturmasında, adayın birlikte konakladığı kişinin kimliği ve bu kişinin terör veya milli güvenliğe aykırı faaliyetlerle bir bağlantısının olup olmadığı da incelenir. Sonuç olarak, medeni durumu ne olursa olsun bir kişinin rızaya dayalı ilişkisi kapsamında bir otelde konaklaması tek başına olumsuz bir durum değildir. Ancak bu durumun sürekliliği, niteliği ve birlikte kalınan kişilerin profili, idare tarafından 'ahlaki durum' kapsamında olumsuz bir değerlendirmeye sebep olabilir. Bu tür bir değerlendirme sonucunda elenen adayın, idare mahkemesinde iptal davası açma hakkı bulunmaktadır.