Bir kişinin, resmi polis üniforması giymeden, sadece kendisini polis olarak tanıtıp cüzdanındaki metal polis rozetini veya kokartını göstermesi eylemi, TCK m. 264'te düzenlenen 'Özel İşaret ve Kıyafetleri Usulsüz Kullanma' suçunu oluşturur mu? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını ilgili kararlara atıfla açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #191529

Hayır, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre bu eylem, TCK m. 264'te düzenlenen suçu oluşturmaz. TCK m. 264/1, suçu iki seçimlik hareketle tanımlar: 1) 'Bir rütbe veya kamu görevinin veya mesleğin, resmi elbisesini yetkisi olmaksızın alenen ve başkalarını yanıltacak şekilde giymek' veya 2) 'hakkı olmayan nişan veya madalyaları takmak'. Yargıtay, ikinci seçimlik hareketteki 'nişan veya madalya' ibaresini dar yorumlamakta ve bunun 2933 sayılı Madalya ve Nişanlar Kanunu'nda düzenlenen resmi nişan ve madalyaları kapsadığını kabul etmektedir. Metal polis rozeti, kokartı, arması veya polis kartına benzer belgeler bu kanun kapsamında 'nişan' veya 'madalya' sayılmamaktadır. Dolayısıyla, sanık resmi polis üniforması giymediği sürece, sadece bu tür rozet veya kartları göstermesi TCK m. 264'ün unsurlarını oluşturmaz. Yargıtay 17. Ceza Dairesi'nin E: 2019/15444 sayılı kararı ve Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin E: 2015/17637 ile E: 2015/15065 sayılı kararlarında bu durum açıkça vurgulanmış ve sanığın gösterdiği polis kokartı veya rozetinin 2933 sayılı Kanun'da düzenlenen madalya ve nişanlardan olmadığı gerekçesiyle, TCK m. 264'teki suçun yasal unsurlarının oluşmadığı belirtilerek beraat kararı verilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Ancak bu eylem, somut olayın özelliklerine göre dolandırıcılık veya başka bir suçun unsuru olabilir.